menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran rejimi ve antiemperyalizm

33 0
14.03.2026

Emperyalist saldırganlığa karşı İran savunulmalı. Şu andaki öncelik bu. Ancak İran rejiminin savunulacak tarafı yok. Rejime karşı etkin muhalefetimizi askıya alsak da bu gerçeği bir an unutmamalıyız.

Amerika ve İsrail sadece İran rejimini değil İran’ı yok ediyor. Amerika’nın Irak ve Afganistan işgallerinde açıkladığı niyet bu değildi ama sonuç iki ülkenin de geleceklerinin tamamen yakılması oldu. İran’da durum farklı. Amerika göstermelik de olsa tutarlı bir hedef açıklamıyor. Bu da asıl hedefin ülkeyi bir daha belini doğrultamayacak hale getirmek olduğu spekülasyonunu güçlendiriyor. Amerika ve İsrail bu hedefe ulaşırsa sadece İran değil, bütün bölge bir yangın yerine dönecektir. Bu yüzden öncelik emperyalist saldırının yenilgiye uğratılması.

Fakat bu müdafaanın motivasyonu İran’ın “antiemperyalist rejimi”ni savunmak olmamalı. Savunmaya bu saikle yaklaşanların haklı olarak belirttiği gibi, İran’ın hedef alınmasının nedeni baskıcı rejimi değil, Amerika ve İsrail’in bölgedeki gücünü sınırlıyor olması. Yine aynı kişi ve çevrelerin belirttiği gibi, rejimin mukavemeti Amerikan emperyalizmini zayıflatacaktır, bu da tüm halklar için bir zafer kabul edilebilir.

Ancak İran rejiminin bu direnişten güçlenerek çıkması halkların zaferi olmayacaktır maalesef.

Birincisi, İran rejimi Amerikan emperyalizmine karşı olduğu kadar Kürt, kadın, işçi ve sol-İslamcı hareketlere de düşman bir rejimdir. Unutmayalım, İran rejimi bir halk devrimiyle kurulmuş olsa da kısa zamanda bu halk devrimini bastırdı. Katledilenler sadece komünistler ve seküler sosyalistler değildi. Sonraki korkunç ihanetlerini bir tarafa koyarak söylüyorum, seküler ve İslamcı sosyalistlerin birlikte kurduğu, geniş kitleleri örgütlemiş olan Halkın........

© Evrensel