Bayrama doğru
“Çok gençsin sen ve insanın henüz çok gençken bilmemesinde yarar olan şeyler vardır.”
Onca Yoksulluk Varken, Emile Ajar
Gençlik ve Spor Bayramı geliyor bu hafta.
MESEM’de ölen liseliler ve onların ölümünü protesto ettiği için yargılanan üniversiteliler, eğitimden çok emek sömürüsü, lise çağına inen beyin göçü, çocuk işçiliği, işsizlik, rekor NEET (ne eğitimde ne işte) oranı, hayalsizlik, geleceksizlik, kapılarını bize kapatmış bir dünya, vizesizlik kapanı, kapatılan kulüpler, kayyımlı okullar, tarikatlı okullar, öğretmeni grevde okullar, her sene değişen müfredat, bilimsizlik, yurtsuzluk, burssuzluk...
Ne çok şey var üzerine konuşulacak, hiçbiri iyi değil.
Gençlere ne verilecek akıl kaldı ne anlatılacak tecrübe. Bir şeyleri çok iyi bilip de becerebilmiş olsaydık bu noktaya gelmezdi zaten işler. Hayat tecrübemiz başa geleceklerin öngörüsünden ibaret nicedir.
Şu son yirmi senede psikoloji ve sosyoloji bilimine çok alan açıldı gibime geliyor.
Adı konulası pek çok genel duygu var. Yaşıyoruz bir şeyler ama bilmiyoruz neye delalet. Mesela artık kendimizden bahsedesimiz gelmiyor. Önemini yitirdi varlığımız. El bebek gül bebek tek çocuk büyüyenlerimiz bile 6 Şubat depreminde bıraktı kendi hayatının öznesi olma kaygısını. Bahsetmeye çalıştığım bireycilik, bireysellik, benmerkezcilik değil aslında. Yaşamı bir bütün olarak ele alma ve onu şekillendirme heyecanına dair bir şey ya da günlük sıkıntıların üstesinden gelme çabasına dair. Biz günü günde, o güne dair sıkıntıları içine tıkmış darmadağın halde bırakıyoruz. Kim neden toplamaya çalışsın nasılsa yeni sıkıntılar doğacak yeni günle.
Örgütlü mücadele, işçi direnişleri, okul eylemleri, boykotlar var elbet lakin kolektif bir direniş ve mücadele değil demeye çalıştığım. İnsanın iç dünyasına ilişkin derdim. Bir küslüğü tamir, ertelenmiş bir ilginin çabaya dönüştürülmesi, bir hobinin artık elle tutulur olması, kronik bir ağrıyı doktora göstermek, kendinde değiştirmek istediğin şeyleri keşfetmek ve üzerine çalışmak, içindeki sıkıntıyla kavgaya tutuşup kazanmaya çalışmak, bir şeyi merak edip öğrenme hevesine kapılmak vesaire...
Biz artık kimiz ki bunca acı içinde.........
