Yol ve yolsuzluk
Erdoğan “Biz yol yaptık, onlar yolsuzluk” demiş. Ama gerçekler başka şeyler söylüyor. Yaptığınız her yol, tünel, köprü, şehir hastanesi, havalimanı vb. yolsuzluğa açılan geniş bir kapı oldu. Şu günlerde namuslu gazeteciler bir birim olarak başlanan bir iş için ödenen rakamların onlarca, hatta yüzlerce kat fazlalaştığını somut rakamlarıyla açıkça ortaya koyuyorlar. Yapılan her ihale yolsuzluğa ve soyguna açılıyor ve bu ülkenin işçisinden, emekçisinden, emeklisinden, gencinden esirgenen kaynaklar oluk oluk aşırı sömürü ve soygun temelinde örgütlenmiş irili ufaklı sermaye gruplarına gidiyor. Bunlardan birinin yöneticisinin “Bu milletin a… koyacağız” açıklamasını sadece boşboğazlık olarak değerlendirmemek gerekiyor. Adam bir gerçeği kendi lümpen kültürü ile ifade etmişti.
Gerçek durumu bu olan bir iktidarın, muhalefetin belediye başkanlarını yolsuzluk gerekçesiyle tutuklaması ve içeri tıkması, kendinin en fazla suçlandığı bir konuda dikkatleri muhalefet üzerine yoğunlaştırması ve saldırıya geçmesi sadece iktidara sahip olmakla açıklanabilir mi? Bu açıklama kısmen bir doğruyu içermekle birlikte ana muhalefet partisinin Saray rejimine karşı izlediği muhalefet çizgisinin de bu sonucun ortaya çıkmasında bir payı yok mu?
Yerel seçim zaferinden sonra ilan edilen, sonra gerçeklerin tokadı ile dönülen “Yumuşama, normalleşme” saçmalığını bir yana bırakalım. Ana muhalefet partisi bu operasyonlar başladığında adliye önünde nöbet tutma çizgisini........
