menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tekrar eski derinliğimize inelim…

15 0
19.06.2026

Farkında mısınız bilmiyorum; “yönetim dilimiz” ya da biraz daha özelleştirerek söylemek gerekirse, “siyaset dilimiz” gittikçe keskinleşiyor…

Bugün sosyal medyada, sokakta, ekranlarda dolaştırdığımız dil; maalesef ikna etmek yerine infaz ediyor!...

İnsanlar bu yeni dille, birbirini anlamaya değil birbirini alt etmeye çalışıyor…

Tehlikeli bir kırılmanın eşiğindeyiz…

Eğer bir toplumda söz, değer üretmek yerine “değer yıkmaya” başlarsa; orada sadece tartışma değil, çözülme de başlar.

Konfüçyüs, asırlar öncesinden, “Eğer bir ülkeyi yönetmem istenseydi, önce dilini düzeltirdim” diyerek önemli bir tespitte bulunuyor…

Atalarımız, “Kötü söz insanı dininden çıkarır” diye uyarıyor…

Birbirimizi anlamak yerine, birbirimizi yargılamaya öyle odaklanmışız ki!...

Acımasızca… Tereddütsüz… Düşünmeden…

Bir insanın bir cümlesine bakıp bütün hayatını siliyoruz. Bir hatasını yakalayıp karakterini idam ediyoruz!...

Mahkeme yok, savunma yok, vicdan yok… Sadece hüküm var. Hem de anında!...

Toplum olmaktan çıkıp, yavaş yavaş bir kalabalığa dönüşüyoruz…

Kalabalıkların en büyük özelliği şudur: Düşünmeden tepki verir… Ver o tepkiyi her zaman haklı bulur!...

“Adalet” kelimesi bugün herkesin dilinde… Ama herkesin bu kelimeden kastettiği şey başka!...

Kendine gelince merhamet, başkasına gelince infaz isteyen bir düzen kurduk… Kendi hatamıza “insanlık hali”, başkasının hatasına “karakter meselesi” diyoruz…

Çürümenin başladığı yer işte........

© Eurovizyon