İngilizin arabasını çekenlerin torunu Özgür Özel niye bize sahip çıkmıyorsunuz? diye ağlıyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta BBC’ye İngiliz İşçi Partisi’nden şikayet etmesi bazılarını şaşırttı ama tarih bilenler bu utanç verici tavrı buruk bir tebessümle karşıladı.
Tarih: 31 Temmuz 1908. II. Meşrutiyetin ilanının üzerinden bir hafta geçmiştir. İstanbul’daki İngiltere Büyükelçisi Sir Nicholas O’Conor ölünce yerine atanan Gerard Lowther’ın trenle İstanbul’a gelmesini, kendilerini Meşrutiyet sarhoşluğuna kaptırmış İngiliz taraftarı Jön Türkler haber almış, heyecanla beklemektedir. Hiç İngilizler olmasaydı Sultan Abdülhamid’i yola getiren bu inkılap gerçekleşebilir miydi? İngiltere’ye mutlaka teşekkür etmek lazımdı.
Büyükelçinin trenden ineceği gün topluca Sirkeci Garı’na gidildi. Şimdi havaalanlarında yabancı futbolculara yapıldığı gibi tezahüratla karşılandıktan sonra galeyana geldiler. Elçiyi taşıyacak arabaya bağlı atların koşumlarını sökerek yerlerine kendilerini bağladılar ve Elçinin arabasını kan ter içinde Galata’nın yokuşlarından çıkararak İngiliz Sefarethanesine teslim ettiler.
Şimdi ‘Bu kadarı da olmaz, kesin şehir efsanesi’ diye burun kıvıran varsa buyursun kaynaklara.
Midhat Paşa’nın oğlu Ali Haydar Midhat hatıratında hadiseyi İstanbul’daki Alman-İngiliz çekişmesine bağlar:
“1908 tarihinde İstanbul’da bulunan ecnebi süfera (elçiler) arasında, en ziyade dikkati celp eden (çeken) Almanya Sefiri Baron Marschall von Biberstein’di. (…) Meşrutiyet’in ilk günlerinde, halkın İngilizlere gösterdiği muhabbet ve dostluk tezahürleri, Alman Sefiri’ni oldukça düşündüren bir keyfiyet olmuştu. Halk, İngiliz Sefiri Sir G. Lowther’in arabasını hayvanlarını sökerek, arabayı ta sefarethaneye kadar bizzat çektikleri zaman, Alman siyasetinin Türkiye’de iflas ettiğine hükmedenler olmuştu. İngilizlere karşı bu kadar sevgi izhar olunurken, Abdülhamid, Almanlara dostluk gösterdi diye, aksine olarak Almanlar aleyhinde nümayişler yapılıyor ve gazetelerde Baron........
© Ensonhaber
