menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nitelik mi, nicelik mi?

22 0
29.04.2026

Bugün haftanın ilk yazı gününde yine birlikteyiz.

Bu köşeyi düzenli takip edenlerin olduğunu bilmek, kalemi elime alırken sorumluluğumu biraz daha artırıyor.

Yazıları aksatmamaya çalışmamın sebebi de tam olarak bu…

Geçtiğimiz gün, bir sohbet ortamındaydım.

Aklıselim insanların fikirleri, çoğu zaman insanı not almaya zorlar.

O anlarda konuşulanlar uçup gitmesin diye insan refleks olarak kaleme sarılıyor.

Benim için de öyle oldu. Not defterim yine doldu taştı.

Konuşulan konu, oldukça dikkat çekici.

Türkiye’deki üniversite sayısı ve bu üniversitelerde açılan fakültelerin dağılımı…

Bugün geldiğimiz noktada üniversite sayısının hatırı sayılır bir seviyeye ulaştığını inkar edemeyiz.

Hatta belki de tartışılması gereken konu artık sayı değil, nitelik.

Şu bir gerçek ki bugünden sonra “üniversite sayısını azaltalım” demek pratikte karşılığı olmayan bir öneri.

Ancak bu, hiçbir şey yapılamayacağı anlamına da gelmiyor.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde açılan fakültelere baktığımızda, zaman zaman ciddi bir plansızlık hissi oluşuyor.

Örneğin, tarım potansiyeli yüksek olan bölgelerde güçlü bir ziraat yapılanması yerine, o şehrin ihtiyaçlarıyla doğrudan örtüşmeyen fakültelerin açıldığını görüyoruz.

Tokat gibi verimli topraklara sahip bir şehirde diş hekimliği fakültesi açılması, elbette tek başına yanlış değil.

Ancak o şehrin potansiyelini en iyi yansıtacak akademik yapılanma bu mu?

Aynı şekilde, Çukurova gibi........

© Ensonhaber