menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

VASATLIĞIN SALDIRI SİLAHI; "KİBİR" SUÇLAMASI !

12 0
23.05.2026

İnsan zihni, tarih boyunca yalnızca hakikati arayan bir mekanizma olmadı; aynı zamanda kendi kırılganlığını korumaya çalışan psikolojik bir savunma alanı da oldu.

Bu nedenle insanlar çoğu zaman gerçeği olduğu gibi görmektense, kendi zihinsel konforlarını koruyacak biçimde yeniden yorumlamayı tercih ettiler. “Kibir” kavramının modern toplumlarda uğradığı dönüşüm tam da böyle bir kırılmanın sonucudur. Çünkü klasik anlamda kibir; insanın kendisini olduğundan büyük görmesi, sahip olmadığı bir değeri mutlak üstünlük gibi sunmasıdır.          

Yani kibir, hakikatten kopmuş şişirilmiş bir benlik halidir. Fakat modern çağda kavramın anlamı sessizce değiştirildi. Artık birçok insan için kibir;kendilerinden daha donanımlı bir zihinle karşılaşmanın oluşturduğu rahatsızlığın adı haline geldi. Çünkü vasatlık yalnızca düşük seviye değildir. Vasatlık aynı zamanda, seviyeler arasındaki farkı algılayamama problemidir.

Niteliksizliğin en karakteristik özelliği cehalet değildir; kendi sınırlarını fark edememesidir. Bu yüzden vasat insan çoğu zaman bir düşüncenin derinliğini çözümleyemez ama o düşüncenin kendi zihinsel sınırlarını zorladığını hisseder.

İşte tam o noktada psikolojik savunma refleksi devreye girer. Anlamadığı şeyi değersizleştirmek…Aşamadığını ahlaken mahkum etmek…Karşı koyamadığını “kibirli” olarak........

© Enpolitik