menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SİSLER DAĞILDIĞINDA

5 0
20.03.2025

Herkesi şemsiyesi altına almayan bir yargı erki adalete değil, zulme hizmet eder. Toplumla devletin arasını açar, vatandaşlık bağını zayıflatır.
Tarafsız yargı ancak yargıyı siyasetin etkisinden kurtarmakla mümkündür. Yani yargı hukuka bağlı olacak, yargıç yasa ve vicdanından başka hiçbir etkiye maruz kalmadan karar verecek.
Bugün bir ekonomik kriz varsa kesinlikle aslında bu doğrudan adalet krizi ile ilgilidir. Sermayeyi adalet çeker, adaletsizlik uzaklaştırır.
Önce İmamoğlu’nun diploması iptal edildi, ardından suç örgütü liderliği suçlaması ile gözaltına alındı. Diploma iptali ile ilgili kanaatlerimi yazmıştım;35 yıl geçtikten sonra kimse o diplomayı iptal edemez. Zamansız, daha doğrusu zamanla kayıtlı olmayan suç olmaz. Aksi takdirde bir yargı kaosuyla başbaşa kalırız.
Böyle bir anlayış sadece siyaseti kıble yapan üçüncü dünya ülkelerinde olur.
Suç örgütü liderliği ise çok iddialı bir isnat. Gazetelere sızanlardan anladığımız,yerel seçimlerde DEM ile yapılan seçim iş birliği bu ithamın en önemli sebebi. Fakat daha kötüsünü bugün Cumhur ittifakının bileşenleri yapıyor. Örgüt liderinin bizzat kendisi ile görüşüyor,maşeri vicdanı, toplumsal duyarlılıkları dikkate almadan ona önderlik payesi veriyor.
Bu söylem ve ilişki biçiminin toplumda........

© Enpolitik