menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halkı ‘aydınlatıcı’ bilgiyi yayma suçu!

28 0
23.03.2026

İsmail Arı, bunları aktarırken, kimi kızdırıp kızdırmayacağına aldırmadan gazeteciliğin gereğini yapıyordu

Şimdi de BirGün gazetesinden İsmail Arı, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasının hedefi oldu; ailesine bayram ziyareti için gittiği Tokat’ta tutuklandı.

İsmail Arı’nın, üç gün üst üste yayımlanan son haberleri, “Ayhan Bora Kaplan çetesi ve polise kurulan kumpas” dosyası hakkındaydı. MHP’li bir yöneticinin adının da dosyada geçtiğini ve çete liderinin avukatı Cengiz Haliç’in, liderin sağ kolu Serdar Sertçelik’e, telefonundan “Sabah gazetesi, Ayhan Bora Kaplan operasyonunu ‘darbe’ olarak nitelendiren haber yapacak” mesajı gönderdiğini de aktarıyordu.

Hakikaten de bu mesajdan bir gün sonra Sabah’ta “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü ve darbe girişimi iddiası Türkiye’yi sarstı’ haberi çıkmıştı! Nedense, MHP’li bir ismin telefon yazışmalarında geçtiği “Ek İddianame”ye konulmuş ama Sabah’tan hiç söz edilmemişti!

İsmail Arı’nın yazdığı bu bilgiler, iktidar yanlılarını hayli kızdırmış olacak ki, gözaltına alındığı duyulduktan sonra gece boyu, bu operasyonu destekleyen, meşru göstermeye çalışan paylaşımlarda bulundular.

Onların yazıp çizdiklerine bakılırsa bu kadar da değil. İsmail Arı’nın, bir süre önce Zafer Arapkirli’nin BirGün TV’dekiprogramında “Bilal Erdoğan’ın yönetiminde olduğu vakıflar ve kamu kaynaklarının bu vakıflara aktarılması” ile ilgili sözleri de birilerinin tepkisini çekmiş.

İsmail Arı, bunları aktarırken, kimi kızdırıp kızdırmayacağına aldırmadan gazeteciliğin gereğini yapıyordu. Ama sırf iyi gazetecilik yaptığı için uzun süredir, hatta belki deprem günlerinde Kızılay’ın çadır sattığı haberlerinden beri, birileri onu hedefe koymuştu. Davalar erişim engelleri eksik olmuyordu.

Görünürde, İsmail Arı’ya yöneltilen, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mezun olduğu imam hatip lisesine yurt inşa edilmesi için tarihi yapıların bulunduğu alanın seçildiğini duyuran “Tarihi yapılar gözden çıkarıldı” haberi de gerekçe yapıldı tutuklanmasına. Fakat biz gazeteciler biliyoruz ki, onun tutuklanmasının asıl nedeni halkı yanıltması değil, aydınlatması. Asıl suçlama bu, “halkı aydınlatıcı bilgiyi yayma suçu”…

Ortak bildiri manipülasyonu

Riyad’da yapılan “Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısı sonrasında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülkenin ortak bildirisine ilişkin haberler, iletişim fakültelerinde “manipülatif habercilik” örnekleri olarak okutulmalı…

Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imzaladığı bildiriyi okuyan aklı başında herkes bu bildirinin temel fikrinin, İran’a, “Körfez ülkeleri, Azerbaycan, Ürdün ve Türkiye’ye yönelik füze ve İHA’larla yaptığı saldırıları” durdurma çağrısı olduğunu anlar. Altı maddelik bildiride ABD’nin adı bile geçmediği gibi, İran’a yönelik saldırılara ilişkin hiçbir itirazda bulunulmuyor; savaşın sorumlusu olarak ABD ve İsrail değil, İran gösteriliyordu.

Bildiri ve Türkiye’nin tavrı böylesine açıkça ortadayken, iktidar yanlısı medya “Ortak Bildiri” haberlerinde manipülasyon yapmaktan geri durmadı. Bildirinin içeriğiyle ilgili haberi iç sayfaya atan Hürriyet, ilk sayfadan “İsrail’in kazanmasına asla müsaade edilmemeli” başlığıyla yayımladığı haberinde Fidan’ın “Savaşın birinci müsebbibi İsrail’dir” sözlerine yer verdi. Fidan’ın Doha’da dile getirdiği bu görüşün, saatler önce Riyad’da imzaladığı bildiriyle çelişmesine değinilmiyordu tabii ki…

Akşam, Sabah, Türkiye, Milliyet ve Ülke TV’nin, “Riyad’daki toplantının perde arkası”nı yansıtma iddiasındaki haberlerinde “İsrail eleştirisini Türkiye ekletti”, “Türkiye’den net mesaj: Krizin sorumlusu İsrail”, “Son uyarı zirvesi” ve “Bildiriye Türkiye müdahalesi” haberlerinde, Türkiye’nin bildiriye İsrail ile ilgili bir cümle ekleterek, “İsrail’in........

© Elips Haber