Keklik kebabını yiyen doymasın!
Piyasalar kırılgan, siyasiler darılgandı!
Altın ile gümüş koalisyon kurmuş, değerli maden borcu olanları cüzdanından vuruyordu…
Küresel düzen bozuluyor, üçüncü dünya sefilleri üzülüyordu…
Trump, Neron’un pabucunu dama atmış, her yolun çıktığı Roma’yı geçip okyanusları yakıyordu.
Başına 10 milyon dolar ödül konan Şara kravat takıyordu…
Tüm bunlardan bana neydi!
***
“Bir ay doğar ilk akşamdan geceden / Şavkı vurur pencereden bacadan” diye türkü çığırıp yürüyordum. Türkünün sabısı Hasan Durak üstat, Arguvan’dan, “Aşık mısın” diye sorunca, “yok” dedim. O da “Yok yok, aşıksın! Git ona de ki” diyerek, beni hem teselli hem de tahrik etti:
Yüce dağ başından aşırdın beni / Tükenmez dertlere düşürdün beni
Durum öyle değildi ve üstat bunu bilmiyordu…
***
Bildiğim, hal ve gidişin hoş ve boş olmadığı idi…
Erdoğan, siyasi........
