menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lider konuşmazsa biz nereden duyacağız?

16 0
18.07.2025

Dünyanın dört bir yanında liderlerin çevreleriyle, halklarıyla ve hatta kendi iç sesleriyle bağlarının zayıfladığına tanık oluyoruz. Gürültücü gözükseler de aslında sessizliğe gömülen liderler yüzünden kontrolsüz dış konuşmalar normal sayılıyor. Keyfe dokunan sesler ise eleştiri hedefine yerleşiyor.

Sessizlik, bireysel bir tercih meselesi olamaz; siyasi, toplumsal ve psikolojik sonuçları olan bir kriz çağrısı olarak tanımlanmayı hak ediyor. İletişim, tarih boyunca liderliğin en güçlü ve aynı zamanda en kırılgan alanı. İyi zamanlarda iletişim güç çarpanı; kriz anlarında dinamit.

Gönül ister ki, doya doya renkli yerel örnekler üzerinden yürüyelim; ancak yerli örnek kullanmak, eleştirinin iletişim metodu olarak kabul gördüğü yerlerde yapılabilir. Hala hem gazeteciliğin daha şeffaf yapılabildiği hem de kökleşmiş gelenek nedeniyle yorum yapma kabiliyeti daha yüksek olduğundan ABD’den, çok ilginç ve taze özellikler sergilediği için de bir önceki Başkan Joe Biden’la başlayacağım.

Balon sendromu

Yaşına ve sağlık sorunlarına binaen Başkan Biden hakkında nezaketen çok konuşulmadığından yönetiminin son yıllarında olduğu gibi, konfor balonunda yaşamaya devam ediyor. Oysa tarih çeşitli yönleriyle çok çok anacak kendisini. Biden, 2024 ABD seçim kampanyasında ve sonrasındaki çalkantılı günlerde yalnızlaştırılmış bir lider figürü olarak anılacak. İletişimin stratejik olarak kontrol altına alınma metotlarının hepsini bugün bilmiyoruz doğal olarak ama yarın teker teker iletişim literatürüne katılacaklar.

Paketlenmiş lider

Başkan’ın dar danışman çevresi, 2024 seçim sürecinde kamuoyundaki algısını filtreden geçirmiş, kötü haberlerin kendisine iletilmesini engellemiş, anket sonuçlarını yumuşatmış, eleştirileri süzmüş. Biden sterilize bir gerçekliğe hapsedilmiş. Anımsayacak olursanız, Biden, seçim kampanyası boyunca da yalnızca seçilmiş ortamlarda kamuya seslendi. Açık basın toplantısı kurgulanmadı. Röportajlar sınırlıydı, doğrudan halkla teması kesildi. Lider her gün biraz daha iletişim becerisini yitirdi. Bunu en bariz Başkan Trump’la TV münazarasında gördük.

Kör, sağır, dilsiz

Gazeteci Tyler Pager’ın çarpıcı NYT haberini tavsiye ederim. Pager The New York........

© Ekonomim