Program neden başarılı olamıyor?
Yaklaşık 8 ay önce “Dünyanın en yavaş dezenflasyon programı mı?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yeni ekonomi yönetiminin işbaşına geldiği Mayıs 2023’te enflasyon V civarındaydı. (Ben TÜİK’in o dönemki rakamlarını dikkate almıyorum. Onun yerine İTO’nun 1995 yılı bazlı Ücretliler Geçinme Endeksi değerini kullandım.) Başlatılan dezenflasyon programının iki temel ayağı reel faiz politikasına geri dönmek ve döviz kurlarındaki artışları enflasyonun altında tutmaktı. Ancak programın hemen başlangıcında döviz kurlarında yüksek oranlı bir artış yaşanmış olması, haliyle enflasyon değerlerinin düşmesini de geciktirdi. Yaklaşık 50 günlük bir sürede sepet kurdaki artış 7 civarında oldu. Kurdan enflasyona geçişkenliğin yüksek olması sebebiyle de o yıl haziran-eylül arasında fiyatlar 0’un üzerinde arttı, ve sene sonuna kadar 12 aylık enflasyon e’i buldu.
O zamanlar önemli bir eleştiri noktası MB’nin faizlerinin fazlasıyla utangaç bir şekilde artırılmış olmasıydı. Öyle ki, 2023 sonunda resmi enflasyon e’te, İTO enflasyonu ise V’dayken, MB politika faizi hâlâ B,5’teydi. Bu “edilgen” politikada o dönemde yaklaşan yerel seçimlerin etkisinin olmadığını söylemek zor. Nitekim, 2024 1. çeyrek büyüme hızı da %5,3 ile dezenflasyonist bir politika ile uyumsuz derecede yüksek bir seviyede gerçekleşmişti.
Mart 2024-Şubat 2026 döneminde enflasyon artışı yüzde 83
Tüm bu gelişmeleri ve aynı zamanda Kahranamaraş-Hatay depremlerinin bütçeye getirdiği yükler gibi hafifletici sebepleri de dikkate alır, MB’nin yeni bir başkan ile 22 Mart 2024’te........
