menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Para ve maliye politikalarının manevra alanı yok

19 0
23.04.2026

Türkiye’de cari açığı besleyen 2 kaynak var. Birincisi, yapısal bir problem: Enerji kaynakları eksikliği. Cari açığı sürükleyen diğer faktör ise yanlış ve eksik ekonomi politikaları, siyasi müdahaleler ve yatırımcıları rahatsız eden hukuki uygulamalar.

Ortodoks ekonomistlere göre tasarruflarımız yetersiz, cari açığımız artmakta ve maliyeti ne olursa olsun döviz çekmemiz gerekiyor. Halbuki, bu cari açık görünümünü oluşturan yanlış ve/veya eksik devlet politikalarından başka bir şey değil.

 Geldiğimiz noktada TL dışı varlıklara kaçışı körükleyen politikaların bugünkü ulusal ve uluslararası konjonktürde değiştirilmesi siyaseten mümkün değil. O zaman gerekli döviz akışını sağlamak için uluslararası sermayenin şartlarına uymak zorundasınız.

        Genel olarak ekonomi politikası, özelde de para politikası son derece dar bir alana sıkışmış vaziyette. Bu gelinen noktayı 2023’den beri izlenen “rasyonel” politikaların bir sonucu olarak görmek yanlış olur. Tabii ki, bu durumda ondan önce uygulanan ve Türkiye’nin sermaye serbestisi olan bir ekonomi olduğunu, çift paralı (TL döviz) bir yapısı olduğunu, kronik cari açığının bulunduğunu ve salt bu nedenlerle bile ağır bir finansal baskılama rejiminin çalışmayacağını göz ardı eden “irrasyonel” politikaların ve bunun sonucunda hortlayan enflasyonun yarattığı tahribatın büyük etkisinin olduğunu göz ardı edemeyiz.

Türkiye, yanlış politikalar ile kendi........

© Ekonomim