menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürdürülebilir ekonominin önündeki engeller ve çözüm önerileri

11 1
21.02.2025

Gökhan TAŞPINAR

Sürdürülebilir Ekonomi Topluluğu

Yönetim Kurulu Üyesi

Sürdürülebilir ekonomi, ihtiyaçlara en uygun şekilde temin edilen kıt kaynakların rasyonel bir şekilde yönetilerek yatırım verimliliği ve sürdürülebilirliği yüksek ekonomik faaliyetlerde etkin şekilde kullanılmasıdır. Sürdürülebilir ekonomideki amaç ekonomik büyüme değildir. Buradaki asıl amaç sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin teşvik edilmesi suretiyle doğaya uygun yeşil teknolojilere yatırım yapılarak ekonomik kalkınma ile kıt miktarda bulunan doğal kaynak tüketimi arasındaki dengenin korunmasıdır. Kısaca bu uygulamalar, toplumsal refahı, sosyal, yapısal, sürdürülebilir gelişimi artırırken doğal kaynakların etkin şekilde ve çevre dostu yöntemlerle kullanılmasını ve finansal sistemlerin sosyal adalet ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesini amaçlar. Yani sürdürülebilir ekonominin hedefleri arasında; ekonomik kalkınma stratejileri kapsamında doğaya ve sosyal yaşama zarar vermeden ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesi yanında, sosyal ve yapısal ilerleme, çevresel koruma yer almaktadır.

II-Sürdürülebilir Ekonominin Önündeki Engeller

1-Gelişmekte olan ülkelerdeki gibi ülkemizde de sürdürülebilir ekonomiye ilişkin başlıca sorun beşeri sermayenin oluşumundan çok etkin kullanımına ilişkindir. Ekonomik büyümeye rağmen, her yıl mezun olan yaklaşık bir milyon üniversite mezunundan çoğunun iş bulamadığı, her geçen gün nitelikli işsizler ordusuna yenilerinin katıldığı bir ortamda, her ne kadar okullaşma oranı ile eğitim düzeyinin yükselmesi ekonomik kalkınmanın ölçütleri arasında yer alsa da salt üniversite sayımızda artış kaydedilmesi ekonomik kalkınma için yeterli değildir. Bu anlamda okullaşma adı altında üniversite sayısının artırılması, eğitim kalitesinin düşmesi ve de diplomalı işsizler ordusunu artırmaktan başka işe yaramamaktadır. Dolayısıyla insana, eğitime ve sosyal değerlere yatırım yapmayan, insan kaynaklarını verimli uygun kullanmayan ülkelerin sürdürülebilir ekonomi ivmesi kazanması mümkün görünmemektedir.

2-Ekonomik kalkınmanın bel kemiğini oluşturan ar-ge faaliyetleri için ülkemizde yapılan yatırımlar yeterli düzeyde değildir. 2023 yılında araştırma geliştirme faaliyetleri için ülkemizde yapılan yatırımın GSMH içindeki payı %1,42 iken bu oran AB ülkelerinde ortalama %2,27 düzeyindedir.

3-Sürdürülebilir ekonominin gerçekleştirilmesine en yüksek katkı sağlayan unsurlardan birisi olan yüksek teknoloji içeren ürün üretimi ve toplam ihracat içindeki payı yeterli düzeyde değildir. Bunun sebebi ise yüksek teknoloji içeren ürünlerin üretiminde, yeni teknolojilerin kullanılmasında inovasyona yeterince önem verilmemesidir. Zira yenilikçi ürün ve süreç geliştiren veya süreçlerine teknolojik gelişimi üretim ekonomisine kazandıran ülkeler, uluslararası ticarette rekabet üstünlüğüne sahip olabilmekte bu da sürdürülebilir ekonominin ivme kazanmasına son derece pozitif katkı sağlamaktadır. Bu konuyla ilgili olarak dünyada en yüksek ileri teknoloji ihracatında Honkong e ile ilk sırada yer alırken, bu alanda öncü ilk 40 ülkeden 17’si arasında olan Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerinin yüksek teknoloji sektörlerinin payı ila & arasında değişmektedir. Ülkemiz için bu oran ise sadece %3,5 düzeyindedir.

4-Sürdürülebilir ekonomi için büyük önem ifade eden sermaye birikiminin üretken yatırımlara aktarımının göstergesi olan doğrudan yatırımların yeterli düzeyde olmadığı da bir gerçektir. Son 7 yılda doğrudan yabancı yatırımların P düzeyinde azalması, son 3 yılda ise gayrimenkul yatırımlarının doğrudan yatırımlar içindeki payının düzeyinde olması ise bu konuda oldukça düşündürücüdür.

5-Doğa ve çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi, doğal kaynakların etkin yönetilmemesi, atıkların yeni bir kaynağa ve enerjiye dönüştürülmesi, çölleşme tehlikesine yönelik yeterince önlem alınmaması ve sera gazı emisyonlarının artmasından kaynaklanan iklim değişikliği de sürdürülebilir ekonominin önündeki başlıca engellerdir. Yeşil alanların ve ormanların öneminin gün geçtikçe artığı bir süreçte orman alanlarının beklenilenin altında olması ise düşündürücüdür. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre ülkemizin yüzde 30’u ormanlarla kaplı iken bu oran Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 43 düzeyindedir. Bu........

© Ekonomim