“Araba devrilince yol gösteren çok olur!”
Tetkik ettiklerimizi “tartacak” ölçülerimiz yoksa işin sırrı olan dengeyi kaçırırız. Geçmişte olup bitenleri değerlendirirken, sorgulama merakını diri tutmanın, aklı emanet etmeme kararlılığının, bilinmezle yüzleşme özgüveninin sağlam olması gerekir.
Telmo Pievani’nin “Kusurların Doğal Tarihi” kitabı gerçekten öğretici bilgilerle dolu. Kitabın daha dokuzuncu sayfasına ulaştığımızda, “Olaylar olduktan sonra fikir yürütmek, evrimi anlamaya çalışırken düşmanımızdır; çünkü aynı koşullarda meydana gelebilecek sayısız alternatif sonucu ve senaryoyu küçümseme eğilimine yol açar” cümlesi durup düşünmemize yol açtı.
Kültür arka planımızda olaylar olduktan sonra yol gösterme eğilimini kanıtlayan güzel bir özdeyişimiz de var: “Araba devrilince yol gösteren çok olur!”
İş dünyasındaki gelişmelerle ilgili öngörme ve önlem alma disiplini hayati önemde. Sanırım bu genellemeye kimsenin itirazı yoktur. Yoktur, ama öngörme-önlem alma emeği ile olaylar olup bittikten sonra yol gösterme eğilimini karşılaştırırsanız şaşırtıcı sonuçlara ulaşabilirsiniz!
Öngörülerimizin yaşamın öz gerçekliğine yakın durması için “tarih bilinci” etkili zihinsel araçlardan biridir. Tarih bilincimizi sadece olumlu yönleriyle ele alırsak eksik bir değerlendirme yaparız. Tarih yazınının bilince etkisinin sadece olumlu yönlerini öne çıkarırsak aşırı değerlendirme tuzaklarına düşebiliriz. Dengeli bir bakış için geçmişi değerlendirirken olumlu değerlendirmeler kadar olumsuz değerlendirmeleri de sorgulamalıyız.
Olup bittikten sonra
Ölçülerimizden biri Pievani’nin geçmişi değerlendirirken nelere özen göstermemiz gerektiğini anlatan genellemelerini dikkate almaktır:
- Olup bitenleri değerlendirirken, aynı koşullarda meydana gelebilecek sayısız alternatif sonucu ve senaryoyu küçümseme eğilimi öne çıkabilir.
- Fikir yürütürken anomalilerin zorunlu ve eksiksiz görünmesine, bu yüzden de kusurlu olmalarına rağmen kusursuz görünümün baskın hâle gelmesine yol açabilir.
- Bizleri gerçekliği baş aşağı çevirmeye teşvik edebilir.
- Zihnimizin bazı olayları seçip diğerlerini ihmal ederek kaderci ve yazgıcı akıl yürütme eğilimini güçlendirebilir.
- Sanki geçmişte hiçbir seçenek yokmuş gibi düşünme kolaycılığı yaratabilir.
- Her şeyin başlangıçtaki alın yazısıyla belirlendiği ve kaderin ağlarını önceden ördüğü inancına ve sonucun kaçınılmaz olduğunu sorgusuzca kabullenmeye götürebilir.
- Geriye bakarak nedenler-sonuçlar, öncesi ile sonrası, niyetler ile gerçeklikler arasında bağ kurmayı önemsemeyebilir.
- Animizme ve teolojiye güçlü bir........
