Eğitimde kadına fırsat eşitliğiyle başarı uzak değil!
Dünyanın yarısı kadın. Diğer yarısını da doğuran kadın. Kadın çok güçlü bir varlık. Bir canlıyı dünyaya getirme cesaretini gösteriyor. Bu açıdan baktığımızda dünyaya karşı kadın, tek varlığıyla meydan okuyor…
Kadına neyi verirseniz size onu çoğaltarak verir. Yaradılışı gereği üretmek doğasında var. Evin temel direği, görünen de erkek olsa da kadındır. Erkek, kadın gibi tüm işleri aynı anda gerçekleştiremez.
Bundan 30 yıl kadar önce birçok işte ve kamuda bazı bölümlerde kadın çalışan işe alınmazken, günümüzde kadın çalışanın her sektörde ve aktif olarak iş hayatının içinde söz sahibi olduğunu gözlemliyoruz. Gönül ister ki bu sayılar daha da çoğalsın.
Geçenlerde oturduğum mahallemde otobüs durağında beklerken bindiğim otobüste şoför kadındı. Bir anneydi ve bakımlı gülümseyen bir ifadeyle, kendinden emin ve bir o kadar da sakin ve kararlı bir duruşuyla yolcuları karşılıyordu. Bu durum bir kadın olarak beni çok mutlu etti. Çünkü eskiden şoförler hep erkekti.
Sadece şoförlük de değil birçok meslekte kadınlar ‘ben de varım’ demeye başladı. Halk arasında geçmişte söylenen: ‘Kadın kısmının yeri evidir. Elinin hamuruyla erkek işine karışma’ devri bitiyor. Bunlar umut verici gelişmeler.
Dijitalle dönüşen cinsiyet ayrımcılığında sona mı gelindi?
Tam da böyle bir zamanda, içimizi ısıtan bir gelişmeye tanık oldum. 14 Mart 2026’da “Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) ve Türkiye’de İş Dünyası Dergisi” iş birliği ile düzenlenen “Kadın Liderler Umudu Yükseltiyor” paneline davetli olarak katıldım.
Her biri alanında uzman ve ilham veren hikâyelerini paylaşan kadın liderleri dinledikçe kadın isterse her şeyi başaracağına olan umudum bir kez daha yeşerdi. Bu inancı ve kudreti taşıyan güçlü kadınları dinledim.
Dinlediğim kadınların hayat hikâyeleri çok etkileyiciydi. Konuşmacılardan biri yapay zekâ ile cinsiyet ayrımcılığının yok olacağına işaret eden hedeflerini anlattı. Kadının yapamazsın denilen birçok meslekte kadınları yetiştirip alanlara yönelttiğini, onlara verdikleri cesaret, güven ve azimle her şeyi başaracaklarını, iş hayatına birçok kadını katmanın sevincini taşıdığını ve yaşadığı mutluluğu dile getirdi.
Panelde konuşan Dr. Öğretim Üyesi Ayşin Kaya Şişman, İstanbul Gedik Üniversitesi Kadın Girişimciliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü görevi sürdürüyor. Şişman, sözlerine çok önemli değerlendirmelerde bulundu.
Özellikle yapay zekâ ve sanayi sektöründe de kadınların varlığının etkin olacağını vurgulayarak şu bilgileri aktardı:
” İstanbul Gedik Üniversitesi olarak çok güçlü bir kadın liderin mütevelli heyet başkanlığında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kadın girişimciliği uygulama araştırma merkezi bu sene 10.yılında. Biz 10 yıldır bilhassa Avrupa Birliği, Kalkınma Ajansı, Bakanlıklar ve Tübitak projeleriyle kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, desteklenmesi ve bilhassa mentörlük anlamında destek olunması adına çalışmalar yürütüyoruz.
Kaynakçılık çok önemli bir alan. Biz, Türkiye’de ilk defa kadın kaynakçı eğitimlerini başlatarak şu an sektörde 50’ye yakın kadını istihdam etmiş durumdayız. 200’ün üzerinde kadına eğitim verdik fakat sanayide tutunabilmek kolay değil.
Bu çalışmanın yanı sıra bizim en önemli olayımız, üniversite olarak topluma dokunmak. Bu dönem topluma dokunmadan, hiçbir akademik çalışmayı hayata katmadan, bilimsel verileri yukarıya taşıyabilmek mümkün değil. Biz, illaki topluma dokunarak ilerleyebileceğiz.
Biz geçtiğimiz yıl İstanbul Kalkınma Ajansı’nın, Yapay Zeka Teknolojileri destekleriyle ilgili çağrısına Pendik Kaymakamlığı, İstanbul Gedik Üniversitesi, İstanbul Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Kalben derneğiyle birlikte başvuruda bulunduk.
Projemizde; biz öncelikle 250 kadına ücretsiz yapay zekâ teknolojileri ve girişimcilik eğitimleri veriyoruz. Bu eğitimlere bir ay önce başladık. 64 saat eğitim veriyoruz. Online eğitimler. 30 Mart’ta yeni bir modülümüz başlıyor. Bu eğitimlerle biz 250 kadını eğiteceğiz.
Bu eğitimleri alan ya da almamış 25 kadın girişimciye; işini büyütme, işini dijitale dönüştürme, pazar, satış ve diğer alanlarda dijitalleşmeyi sağlayabilmesi için destek vereceğiz ve sonrasında onları mentörlerle eşleştirerek bir yıl boyunca takip edeceğiz.
Çalışmamızın üçüncü ayağı; kamu ayağı. Kamuda çalışan tüm kadınlar bu eğitime davetli. 40 kamu çalışanı kadınla birlikte, kamunun dijital dönüşümüne destek olmak istiyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün burada çok önemli bir rolü var. Biz bunlarla birlikte aslında toplumsal dönüşüme hizmet etmek istiyoruz.
Bugün üniversitelerde, mühendislik alanında eğitim alan kız öğrenci sayısı yüzde otuzlarda. Eğer biz geleceğin teknolojiyle geleceğine inanıyorsak ve teknoloji bizim geleceğimizi belirleyecekse biz o alanda eşitliği ancak eğitim yoluyla farkındalık çalışmaları yaparak sağlayabiliriz. Bu bakımdan toplumda nereye gidersek gidelim kız çocuklarını bilhassa teknoloji, bilişim alanlarında, mühendislik alanlarında, eğitim görmesini teşvik etmemiz gerekiyor.”
Masada kadın varsa üretimde sürdürülebilir bir yaşam da mümkün!
Kadının olmadığı yerde başarı ve gelecek mümkün değil. Evde, işte, sokakta, çarşıda, pazarda, kadının olduğu her şey anlam ve bütünlük kazanır. İş hayatında kadınların sayısının çoğalmasıyla birçok işi aynı anda düşünüp başarılı sonuçlar alan kadınlar empati gücü ve annelik güdüsünün etkisiyle de olsa gerek daha yapıcı ve çok yönlü düşünerek problem çözme yeteneğini de geliştiriyor.
Kadınların işyerlerinde daha aktif rol almasının önünü açacak adımlar, daha kapsayıcı ve barışçıl bir yaşam sağlayacaktır. Aynı zamanda daha adil ve sürdürülebilir bir çalışma ortamını da mümkün kılacaktır.
Masada kadının olmadığı her söz eksik kalır. Yaşamı da sürdürülebilir kılacak yine kadın. Dijital çağda ve yapay zekâda kadınların varlığı tartışmasız çok etkili. Geleceği inşa etmek kadın emeği, cesareti ve gücüyle mümkün olacak. Bir kadın eğer isterse ulaşamayacağı hedef, çözemeyeceği problem yoktur. Kadının gücü hiç de öyle hafife alınacak bir durum değil. Bir canlıyı dünyaya getiren kadın, bu cesaretiyle hak ettiği yaşamı ilmek ilmek örecektir. Kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin sadece insan olma bilincinin var olduğu, kadınların da sözünün dinlendiği, iş yaşamında ise eşit işe eşit ücretle, karar mekanizmasında etkin olacağı inancıyla. Kadın varsa hayat var. Üretim var. Yaşam var…
