Altın fonlarında ilgi azalıyor mu?
Kısa vadede momentum zayıf. Altın fonlarından çıkışlar var. Ancak orta ve uzun vadede hikâye bitmiş değil. Merkez bankası alımları, rezerv çeşitlendirme eğilimi, jeopolitik riskler ve küresel borçluluk altını portföylerde tutmayı hâlâ anlamlı kılıyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın ETF’lerinde mayıs ayında akımlar oldukça zayıfladı. Küresel altın ETF’lerinden yaklaşık 2 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, sadece Avrupa bölgesi giriş kaydetti. Buna rağmen yılbaşından bu yana bakıldığında küresel altın ETF’lerine hâlâ yaklaşık 17 milyar dolarlık net giriş olduğunu görüyoruz.
Altın, yılın ilk bölümünde yatırımcıların en çok konuştuğu varlıklardan biriydi. Jeopolitik riskler, merkez bankası alımları, doların rezerv para konumuna ilişkin tartışmalar ve enflasyon endişeleri altını güçlü şekilde desteklemişti. Ancak son dönemde tablo biraz değişti. Altındaki yükselişin hız kesmesi ve fiyatların belli bir bant içinde sıkışması, altın fonlarına olan ilgiyi de zayıflatmaya başladı.
Türkiye’de yatırım fonu piyasasına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Altın ve kıymetli maden fonlarından Haziran ayı başından itibaren 5 milyar TL çıkış yaşanırken, yatırımcı sayısında da 11 bin kişilik azalma görüldü. Fon performansları tarafında ise aylık bazda %-4,5, yılbaşından bu yana %2,1 seviyesinde getiri oluştu. Yani yatırımcı açısından altın fonları artık yılın ilk dönemindeki kadar net bir kazanç ve momentum sunmuyor.
Altına uzun vadeli ilgi tamamen kaybolmadı
Bu tablo sadece Türkiye’ye özgü değil. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın ETF’lerinde mayıs ayında akımlar oldukça zayıfladı. Küresel altın ETF’lerinden yaklaşık 2 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, sadece Avrupa bölgesi giriş kaydetti. Buna rağmen yılbaşından bu yana bakıldığında küresel altın ETF’lerine hâlâ yaklaşık 17 milyar dolarlık net giriş olduğunu görüyoruz. Bu da bize altına olan uzun vadeli ilginin tamamen........
