Kim bu işgücü dışında sayılanlar?
2025’te işgücü harici nüfusta okuma yazma bilmeyenler ile ilkokul bile bitirmemiş olanların sayısı 164 bin kişi azalırken, ilkokul mezunlarının sayısı 271 bin, yükseköğrenimlilerin sayısı ise 244 bin kişi artmış.
Çalışma çağının fiziki yapı ve tecrübe açısından en dinamik kesimini oluşturan 20-54 yaş grubunun da yüzde 43,5 gibi yarıya yakın bir paya sahip olması, not edilmesi gereken bir olumsuzluk. Bu arada yıllık artışta 45-54 yaş grubunun payının yüzde 30,2’yi bulması, gidişatın daha da olumsuz olduğuna işaret.
2025 yılı itibarıyla işgücü dışında sayılanların yüzde 29,1’i daha önce ücretli veya yevmiyeli bir işte çalışıyormuş. İşgücü harici nüfusun yüzde 0,6’sı daha önce işveren, yüzde 4,6’sı kendi hesabına çalışan, yüzde 4,6’sı da ücretsiz aile işçisi olarak istihdamda imiş.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun hesabına göre işsizlik oranının tarihi düşük seviyelere inmesindeki belirleyici faktörün istihdam artışı değil, işgücü haricinde sayılan nüfustaki yüksek artış olduğu üzerinde durmuştuk. TÜİK istatistiklerine göre işsizlik oranı ve işsiz sayısı hesabında, hesap dışı tutulan nüfus yüksek miktarda artınca, işsiz sayısı da hesapta düşmüş gözüküyor. Öyle ki istihdam edilenlerin sayısında düşüş olmasına rağmen işsiz sayısı artmak yerine düşebiliyor.
TÜİK’in işsizlik istatistiklerinde en büyük hareket istihdam ve işsizlik, hatta nüfus tarafında değil. En büyük hareketler, işgücü haricinde sayılan ve böylece işsizlik hesaplarının dışında tutulan nüfusta ortaya çıkıyor. En büyük oynamalar işsizlik hesabının dışında tutulan bu kesimde görülüyor.
İş aramaktan vazgeçenlerdeki artış nüfus artışının 1,94 katı.
2025 yılı örneğinde gördüğümüz gibi çalışma çağındaki toplam nüfustaki artış 469 bin kişi iken işgücü haricinde sayılan nüfustaki artış 669 bin ile nüfus artışının 1,42 katı. İşgücü içinde sayılmayanların önemli kalemlerinden........
