menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KOBİ’lerin yapısal zaafları

11 0
29.06.2026

“Birçok tartışmanın çıkmazı bilgi eksikliği değil. İnsanlar çoğu zaman bir fikri savunduklarını zannediyor; oysa farkında olmadan bir dünya görüşünü savunuyorlar. Bu nedenle tartışmaların önemli bir kısmı gerçeği aramak yerine mevcut kanaatleri doğrulama çabasına dönüşüyor.”

Mikrolar hep mikro kalacaksa, küçük işletmeler hep küçük kalacaksa bu durum sanayimizin katma değer odaklı büyümesi gibi bir amaca ulaşmamız imkansız... İşletmeleri organik ya da inorganik şekilde büyümeye teşvik edecek, hatta zorlayacak bir plan yürütülmesi gerekiyor. Nasıl TOKİ, kentsel dönüşüm konusunda öncü ve yönlendirici bir kurumsal, firmaların birleşip büyümeleri için yeni bir kamusal yapı oluşturulabilir.

Tartışamama sorunumuzu ne kadar güzel anlatan bir ifade; öyle değil mi? Hemen her konuda, insanların bir ön kabulleri var. Sorunlara çözüm arama aşamasında, taraflar bu ön kabullerini karşı tarafa empoze etmeye çalışıyor. Tartışma ya anlaşmazlık ile sona eriyor ya da ikna olmamış bir kabullenme ile.

Konumuz KOBİ’lerin sorunları. Bunların ne olduğuna uzun uzadıya girmeyeceğim ancak genel bir çerçeve çizmek isterim. Firmalarımızın sorunlarının bir kısmı kendi iç dinamiklerinden, bir kısmı ise sektördeki, ülkedeki, çevre ülkelerdeki olumsuz gelişmelerden kaynaklanıyor. Ancak bu konudaki tartışmalar çok büyük oranda dış faktörlere odaklandığı için, sorunun bir ayağı hep eksik kalıyor.

Ben özel sektörümüzün kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan (ama ekonomik konjonktürün de beslediği) üç temel sorunu olduğunu görüyorum. Bunlar:

• Firmaların sektörel dağılımı bozuk

• Değişim ihtiyacı hissedilmemesi

TÜİK’in işyerleri sayımına göre Türkiye genelinde 4,3 milyon işyeri (işletme değil) var. Bunların 1,4 milyonu toptan ve perakende ticaret sektöründe, 650 bini ulaştırma ve depolama sektöründe, 480 bini imalat sanayiinde, 330 bini konaklama ve yiyecek sektöründe, 320 bini inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Nüfusla kıyasladığımızda her 20 kişiye bir, 100 kişiye beş işyeri düşüyor. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’deki işletme sayısı da işyeri sayısı da oldukça yüksek.

Konuya imalat sanayi özelinde bakalım bir de…

480 bin girişim arasında fabrikasyon metal ürünleri firmaları 69 bin ile toplam girişimlerin yüzde 14,4’ünü temsil ediyor. Tekstil ve giyim 90 bin girişimle toplam sanayimizin yüzde........

© Ekonomim