Biz geçmişe bakarken geçmiş de bize bakar
Ekonomi bir bilim değildir, disiplindir. Felsefenin alt kolu olan etiğin bir alt koludur. Adam Smith’in bir etik profesörü olması tesadüf değildir. Bu nedenle ekonomi olaylara açıklamacı değil anlamacı yaklaşır. Örneğin kütleçekimi gibi “evrensel” yasaları “açıklamaya” çalışmaz. Tam tersi küresel finans krizi veya internet devrimi gibi “tekil” olayları “anlamaya” çalışır. Dolayısıyla iyi bir ekonomist olmanın püf noktalarından biri de karşılaştığın olayların “tekil” olduğunun farkında olmaktır. Ekonomist çoğunlukla tarihçilik yapar ve bunun her zaman farkında olmayabilir. Sadece bir ay önce gerçekleşen enflasyon rakamını yorumlarken bile ekonomistin kullanması gereken yöntem, tarih yöntemidir.
18. yüzyılın Amerikası, bugüne ışık tutuyor
Yöntembilime ilişkin bu kısa, yoğun ama gerekli girişten sonra buyurun bugün biraz ekonomi tarihçiliği yapalım. 18. yüzyıl Amerika’sına bir uğrayalım. Orada uygulanan para politikasına bakalım. Bu süreç bugünü anlamaya yardım edecek çünkü.
1700’lü yılların başındayız. İngiltere (Büyük Britanya) vatandaşları Amerika kıtasına göç edip, doğu sahilinde 13 tane koloni kurmuş. Dikkat lütfen. Bunlar sömürge değil, koloni. Doğrudan İngiliz toprağı.
İngiltere o dönemde normalde sömürgelerinden zorla ucuza hammadde alıp, pahalıya mamul mal satıyordu. İngiliz hukuk alanına dahil olan Amerika’da ise aynı sonuca ulaşmak için biraz farklı bir yol izledi. O yıllarda hem İngiltere’de hem de Amerika’da aynı para birimi kullanılıyordu. Yani İngiliz........
