Ara hedef üzerine monolog
Piyasa, savaşın etkisini sene sonu beklentisine 5 puan olarak yansıtırken (Mayıs-Şubat Piyasa Katılımcıları Anketi farkı.), TCMB, 8 yüzde puan olarak yansıttı. Sayın başkanın konuşmasından, bu 8 yüzde puanın içinde enflasyondaki düşüş eğiliminin düşünüldüğü kadar keskin olmamasının etkisi de var diye anlıyoruz.
Merkez bankaları bilançolarının küçülmeye başlaması, zaten yüksek olan borç, teknoloji ve savunma harcamalarının artırdığı yatırım ihtiyacı, yaşlanan nüfusun baskıladığı orta vadeli bütçe görünümü ve yanına eklenen arz yönlü enflasyon… Tahvil piyasaları yine sakinleşir ama bu saydığım faktörler, peşimizi bırakmaz.
TCMB’nin son Enflasyon Raporu’nda duyurduğu ara hedef değişikliğini bir de benden dinler misiniz? Öncesinde de gelin hedef yolculuğumuzu hatırlayalım:
- Enflasyon hedeflemesi rejiminin başlarında, orta vade için düşündüğümüz enflasyon hedefi %4 idi
- Bir arz yönlü şokun ardından, 2009-2011 dönemi için resmî hedef yükseltildikten sonra, %4’lük hedefe geri dönmek yerine yeni orta vadeli enflasyon hedefi olarak belirlediğimiz rakam %5 oldu
- 2026 ve 2027 için belirlenen ilk ara hedefler sırasıyla ve %9
- 2026 ve 2027 için güncellenen ara hedefler sırasıyla $ ve
Yani, daha önce 2026 sonunda gelmeyi öngördüğümüz enflasyon seviyesinin benzerine, yeni senaryoda 2027 sonunda geleceğiz. Savaşın enflasyon maliyeti kestirmeden 1 sene.
Buraya kadarı bildiğimiz hikâye, hatta dünün haberi. Lakin bence burası mevzunun bittiği yer değil, başladığı yer. Neden böyle düşündüğümü 3 ana başlık üzerinden açıklayayım ki sonrasında........
