Trump’ın tarihi Çin gezisinden neler beklemek lazım?
Bu önemli ziyareti ve beklenen çıktıları, öncelikle ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 30 Ekim 2025’te Güney Kore’de düzenlenen Busan Zirvesi’nde varılan ve kamuoyu tarafından ‘Busan Ticari Ateşkes Anlaşması’ olarak bilinen anlaşma zemininden hareketle okumak lazım.
Busan’da varılan ‘Ticari Ateşkes’in’ kalıcı hale getirilmesi ise yine en önemli konu olarak gözüküyor. Başkan Trump’ın gezisine 17’den fazla üst düzey yönetici ve CEO’nun eşlik ediyor olması odak noktasını ticarete çeviriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret, birçok açıdan önem arz ediyor. Öncelikle, bu ziyaret 2017’den bu yana bir ABD başkanının Çin’e yaptığı ilk gezi. Yani 9 yıl sonra yeniden bir ABD başkanı Çinli yetkililer tarafından ağırlanacak. Trump açısından ise bu Çin’e gerçekleştirdiği ikinci ziyaret, ancak ikinci başkanlık döneminin ilk ziyareti.
Geçtiğimiz sonbaharda tarifeler gölgesinde varılan ticari ateşkesin devamını sağlamak amacıyla yapılması planlanan gezi son anda iptal edildiği için olsa gerek hem Amerika hem de Çin tarafı son derece temkinli bir süreç ilerletti.
“Yapılacak mı, yapılmayacak mı?” belirsizliğinin hafta başında Çinli yetkililerin ziyaretin kesinleştiğini açıklamasının ortadan kalkmasıyla artık neler konuşulacağına, bu mini zirveden dünyanın geri kalanına neler düşeceğine odaklandık.
Bu önemli ziyareti ve beklenen çıktıları, öncelikle ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 30 Ekim 2025’te Güney Kore’de düzenlenen Busan Zirvesi’nde varılan ve kamuoyu tarafından ‘Busan Ticari Ateşkes Anlaşması’ olarak bilinen anlaşma zemininden hareketle okumak lazım.
Üzerinde uzlaşılan ‘Busan Ticari Ateşkes Anlaşması’, karşılıklı restleşmelerle gümrük vergilerinin tarihi zirvelere ulaşmasına neden olan “karşılıklı misilleme” döngüsünü durdurmak için tasarlanmıştı.
Busan’da geçici olarak uzlaşılan konular hâlâ sıcak
Anlaşma kapsamında ABD, Çin ithalatına uygulanan ortalama tarife oranını yüzde 57’den yüzde 47’ye düşürmeyi kabul etti, Çin ise ABD’den büyük miktarlarda soya fasulyesi ve diğer tarım ürünleri ithalatına derhal yeniden başlama sözü verdi. Bunların yanında, her iki ülke de nadir toprak elementleri ve yüksek teknoloji ürünlerine........
