Nisan enflasyonu ile birlikte enflasyonla mücadelede umutlar tükendi mi?
Bu haftanın şüphesiz en heyecanla beklenen verisi nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ydi.
Piyasanın nisan ayı için enflasyon artış beklentisi yüzde 3,1 ila 3,3 arasında iken, TÜİK tarafından açıklanan yüzde 4,18’lik enflasyon rakamı herkesi adeta şok etti. Böylece ilk 4 aylık enflasyon gerçekleşmesi yüzde 13,88 oldu. Merkez Bankası tarafından güncelleme imkânı varken, I. Enflasyon Raporu’nda ısrarla korunan yüzde 16’lık hedefe ulaşmak için 2026 yılının geri kalan 8 ayında toplamda yüzde 2,12 enflasyon üretmemiz gerekiyor.
Bana göre, baştan tutması mümkün gözükmeyen bir hedefi, üstelik ocak ve şubat enflasyonlarını görmüşken, enflasyon hedefindeki bozulma aşikârken, sırf iddialı olmak adına ve Merkez Bankası sık hedef değiştirmez mantığıyla orada tutmak, Merkez Bankamıza itibar sağlamaktan öte, itibarının düşmesi yolunda atılmış bir adım gibi duruyor. Daha da ötesi olmayacak bir hedefi ısrarla güncellemek, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede en zorlandığı husus olan beklentileri yönetmekte daha da zorlanmasına, hatta çaresiz kalmasına neden oluyor.
Varsayımların gerçek duruma göre yapılması temennimiz
Muhtemelen 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek yılın II. Enflasyon Raporu’nda bu hedef güncellenecek. Varsayımların da ‘rumors’tan (söylentilerden), ziyade ‘facts’e (gerçek durum) göre yapılması da en büyük temennimiz.
Ocak 2026’da enflasyon yüzde 4,8’e gelmişti. Şubat 2026 gerçekleşmesi 2,96 oldu. Savaşın hiç ortada olmadığı ilk iki aya baktığımızda, dezenflasyon süreci devam etse de enflasyon hedefindeki bozulma çok açık bir şekilde gözüküyordu.
Nisan 2026 enflasyonu ile birlikte mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE’nin çekirdek enflasyonda B Endeksi (İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) ve C Endeksi (Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) grafikte toplu halde gözükmekte.
Yukarıdaki grafik, süreci daha iyi görmemize yardımcı olur diye........
