Bolluk devrimi
Ekonominin temel prensibi malum: İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklar kıt. Acaba öyle mi? Dijitalleşme ve network’ler (ağlar) sayesinde bu varsayım kökten değişiyor olabilir mi? Yapay zeka, bilgi ve üretkenlikte bir bolluk çağını başlatırken ezber bozmanın vaktidir.
Geleneksel toplumda üretim temel olarak hammadde ve iş gücüne dayalıydı. Bilgi dolaşımı sınırlıydı, tam da bu yüzden ‘bilgi güçtü’. Doğru kitabı veya öğretmeni/ ustayı bulmak için yüzlerce kilometre yol kat eden bilginleri düşünün... Sanayi devrimiyle de bu prensip çok değişmedi. Hammaddeye erişim için savaşlar yapıldı. ‘Coca Cola’nın gizli formülü’ ile popülerleşen şekilde ticari sırlar baş tacı edildi.
Halbuki şimdi yeni bir paradigmanın eşiğindeyiz. Dijitalleşme sonrasında, özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, bilgi üretimi ve dağıtımı neredeyse sıfır maliyetle mümkün hale geldi. Bilanço okumaktan musluk tamirine kadar pek çok bilgiye anında ve ücretsiz erişimimiz var. Doğru kitabın veya öğretmenin/ustanın söylediklerine genellikle bir tık ile ulaşabiliyoruz. Gazete yazısından şarkıya, formülden bilgisayar programına kadar bilgiyi kopyalamak çocuk oyuncağı.
Yapay zeka sayesinde........
© Ekonomim
