menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yıkıcı bilanço: 30’a 1!

15 0
06.05.2026

Doğayı korumaya ayrılan her 1 dolara karşılık, tahrip eden faaliyetlere yaklaşık 30 dolar akıyor. Toplamda 7,3 trilyon dolarlık tahrip edici finansman, yalnızca 220 milyar dolarlık koruma yatırımıyla karşılanıyor.

Bu rakamlar, UNEP’in State of Finance for Nature 2026 raporundan. 7,3 trilyon dolar, fosil yakıt sübvansiyonlarından enerji ve altyapı gibi yüksek etkili sektörlere yapılan yatırımlara uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bunun 2,4 trilyon doları ise doğrudan çevreye zararlı sübvansiyonlardan oluşuyor.

Metodoloji tartışılabilir. Bir köprü de bu hesaba girebilir, bir sulama kanalı da. Ama yön değişmiyor. Sistem, doğayı yaşatmak için değil, ekonomik değere dönüştürmek için finanse ediyor.

 Doğa ekonomik varlık sınıfına girer mi?

Modern finansal sistem, doğayı ancak parçalanmış, metalaşmış ya da işlevsel olarak dönüştürülmüş haliyle ‘varlık’ olarak tanır. Ayakta duran bir orman finansal olarak yoktur. Ağaçlar ancak kesildiği anda ekonomik değere dönüşür. Canlı bir nehir bilançoda görünmez. Enerji üretimine dahil edildiğinde finansal bir varlık haline gelir.

Ekosistemlerin sunduğu işlevler (karbon tutma, su döngüsünü düzenleme, vs.) kullanım değeri üretir ama değişim değeri üretmedikleri ölçüde piyasa tarafından tanınmaz. Mülkiyet haklarının tanımsızlığı da buna etki eder. Bir ormanın sahibi yoksa, o ormanı korumanın piyasada karşılığı olmaz.

Sorun yalnızca ekonominin büyüme önceliğinde değil, kurumsal tasarımda. Sürdürülebilirlik kavramı, sistemin doğaya ilişkin değer tanımını sorgulamak zorunda. Eğer........

© Ekonomim