menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026: Daha çok mu, daha doğru mu?

15 0
31.12.2025

Zor konularla yeni bir yıla girmeye hazırlanıyoruz.

İklim krizi artık soyut bir gelecek senaryosu değil, gündelik hayatın altyapısına sızmış bir gerçeklik. Eşitsizlik derinleşiyor; yalnızca gelirde değil, erişimde ve imkânda da.

Yapay zekâ güçleniyor. Fakat bu güç, çoğu zaman kimin adına, hangi bedellerle kullanıldığı belirsiz bir şekilde kontrolsüz büyüyor. Ekonomi ise her zamankinden daha kırılgan. Çünkü artık yalnızca finansal değil, aynı zamanda ideolojik, ekolojik ve toplumsal sınırlarla çevrili.

Bu köşede yıl boyunca şu soruların etrafında dolaştık: “Teknoloji bu kadar hızlanırken, insanlık hangi noktada duruyor? Sürdürülebilirlik gerçekten çöken bir kavram mı, yoksa biz onu yanlış bir yere mi koyduk? Çoklu krizler çağında çıkış, daha fazla çözüm üretmekten mi geçiyor, yoksa daha doğru sorular sormaktan mı?”

Gelin, kısa bir muhasebe yapalım.

Yapay zekâ doğru ya da yanlışı hızlandıran bir çarpan. Önyargılıysa, bu bizim verilerimizden. Eşitsizlik üretiyorsa, bu bizim ekonomik ve yönetsel mimarimizden. Gözetimi güçlendiriyorsa, bu bizim iktidar tercihlerimizden.

Bu yüzden 2026’nın kritik meselesi teknoloji değil; algoritmalarla birlikte yeni bir toplumsal sözleşmenin nasıl kurulacağı, etik ve ahlaki çerçevenin nasıl oluşturulacağı konusu olacak.

Ekonomi daraldığında ilk üstü çizilen başlık yeşil dönüşüm. Bu durum,........

© Ekonomim