Okuduk da ne oldu!
Okuyanları, okuduklarına bin pişman ettik. Kendilerine tek yol olarak sınavları ve diplomaları
gösterdik, ne istediysek hepsini yaptılar ama pişmanlar. Nedenini ise uzaklarda değil kendi
içimizde arayalım. Diploma sevdası sona erdi mi? Hayır. Onsuz olmuyor ama onla da olmuyor. Çare?..
İnsan gücü planlaması çerçevesinde, ilgi, yetenek ve hayalleri de dikkate alan istihdam odaklı
eğitim o kadar zor mu?
Kesinlikle hayır.
Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini ciddiye almak yeter de artar…
Dünyanın hiçbir yerinde doğan her çocuk üniversite kapısına yığılmıyor, başarılı başarısız demeden hepsi hep üniversiteye alınıp pek çoğu da mezun ediliyor.
Peki istediğimiz bu muydu?
Tamam eğitim ve diploma şart peki ya yetkinlik, iş, gelecek, mutluluk?..
Keşke bütün bunları iş işten geçtikten sonra değil de, öncesinde düşünebilsek…
Öğrenciler sürekli değiştiği için derin pişmanlıklar çok da kalıcı olmuyor ama eğitime yön veren MEB’in, YÖK’ün, ÖSYM’nin kurumsal hafızası olmalı ve dünden bugüne, bugünden
geleceğe her şeyi hem bireysel, hem ülkesel hem de küresel olarak tüm ayrıntıları ile sorgulamalı.
Sorgulamalı ki aynı hatalar, bir kez daha yapılmasın, aynı pişmanlıklar nesiller boyu yaşanmasın!..
Eğitimin tek amacı elbette sadece diploma değil!
Olmamalı........
© Eğitim Ajansı
