menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nesrin Çoruh yazdı: Jack London’ın Martin Eden Romanı Nasıl Okunmalı?

38 171
11.08.2026

Canlı Yayın Tekrarları

Popüler Kültür Tiyatro Sinema Müzik

Genel İnceleme Kitaplar Yazarlar

Nesrin Çoruh yazdı: Jack London’ın Martin Eden Romanı Nasıl Okunmalı?

NÇ Nesrin Çoruh · 11 Ağustos 2026 • 7 Dakika 36 Saniye · 0 yorum

“Hayat belki de gecikmiş karşılaşmaların büyüsü üzerine kuruludur.” cümlesi yer alıyor Mehmet Güreli’nin Bedrufi’nin Nefesi adlı kitabının arka kapak yazısında. Jack London’un 1909 yılında kaleme aldığı yarı otobiyografik özellikler gösteren romanı Martin Eden[1]  ile karşılaşmam benim için gecikmiş bir karşılaşma. Belki de bu gecikme metnin büyüsünü artıran unsurlardan biri oldu benim için.

Kitabın birçok çevirisi mevcut. Ben, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Levent Cinemre çevirisinden okudum Martin Eden’i. Ardından çevirmenin katıldığı birçok programı izledim. Cinemre, yazarın altı kitabını çevirmiş ve Jack London’un ruhuna bürünmüş adeta. “Eğer yazar kendi yarattığı âlemin Tanrısıysa çevirmen de onun peygamberidir. Çevirmen Tanrının laflarını başkalaştıramaz, azaltamaz, çoğaltamaz.”[2] diyor bir programda Cinemre. Şunu belirtmem gerekiyor ki “Alice’in arabasıydı herhal,” dedi kadın. “Karanlıkta göremedi zaar.” (s.36)” örneğinde olduğu gibi yeri geldiğinde ortamın ruhuna uygun sözcük seçiminde çevirmenlik tasarrufunu kullanıyor. Nitekim “zaar” sözcüğü bize bir yerlerden gülümsüyor. “Levent Cinemre ile Ölümünün 100. Yılında Jack London” [3]  programında Amerika’daki üniversitelerde London’un tüm eserlerinin komisyon çalışması ile dipnotlu şekilde hazırlanmaya başlandığını, kendisinin de Martin Eden’da bunu yapmaya çalıştığını belirtiyor Cinemre.  Çevirmenin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu belirtmek isterim. Martin Eden romanında onlarca eser ismi, onlarca bilim adamı, din adamı, filozof, sanatçı ismi, birçok da kavram geçmekte. Kitabın arka bölümünde yer alan metin ile ilişki kurularak özenle hazırlanmış 145 dipnot eserin anlamını çoğaltıyor, okura farklı bakış açıları sunuyor. Romanda Martin Eden’in ümitlerinin kırıldığı,  tam yazmaktan vazgeçtiği bir an vardır.  Sefil bir hayat sürerken “White Mouse “adlı dergiden öyküsünün 40 dolar karşılığında kabul mektubu gelir ve 74. dipnotta çevirmenin açıklaması şudur: Jack London altın aramak için Kanada-  Klondike’da gider ama hastalanır ve geri döner. Babası ölmüştür. Ailenin geçimi konusunda kendini sorumlu hisseder. Ama Klondike’da bir karar vermiştir: Yazar olacaktır. Günde on dokuz saat çalışarak yazdıklarını çeşitli dergi ve gazetelere göndermeye başlar. Reddedilir. Yazıp göndermeye ve reddedilmeye devam eder. Sonra hikâyeleri yavaş yavaş kabul edilmeye başlar. İlk sattığı hikâyelerden son derece az para kazanırken sonunda bir dergi “A Thousand Deaths” adlı hikâyesini kırk dolara satın alır. Hikâyeyi satın alan derginin adı Martin Eden’daki White Mouse(Beyaz Fare) ile ilginç bir karşıtlık içindedir: Black Cat (Siyah Kedi). (s.499)

Gelelim Martin Eden romanının türüne. Martin Eden, bir aşk romanı mıdır, sınıfsal çatışma romanı mıdır yoksa bildungsroman denilen oluşum romanlarının bir alt türü küntslerroman mıdır? Şimdi bundan bahsedelim biraz.

Martin Eden, bir aşk romanı havasında başlar. Kendini bildi bileli denizcilikle uğraşan ilkokul ikiden sonra eğitim almamış Martin Eden, burjuva sınıfından Arthur adlı genci bir çete kavgasından kurtarır.  Genç de onu ailesi ile tanıştırmak için yemeğe davet eder. Martin, eve adım attığı andan itibaren kendini hiçbir zaman ait olamadığı bir dünyada bulur. Arthur’un ablası Ruth ile tanışır ve ona âşık olur.  Ruth da bu güçlü kuvvetli, uzun boylu ve yakışıklı gençten hoşlanır. Bizim Yeşilçam filmlerindeki gibi zengin kız fakir oğlan filmi izler gibi Martin ile Ruth kavuşabilecek mi,  zengin kızın ailesi bu aşka nasıl engel olacak gibi soruları merak ederek metni okuyabilir okur. Zaman zaman Martin’e zaman zaman da Ruth’a kızabilir roman içinde kavuşmanın önünde çıkardıkları engeller için.

Peki, Amerika’nın sınıf çatışmalarını anlatmak için mi yazılmıştır bu roman? Romanın başlarında sınıfsal ayrımı Martin ve Ruth ismindeki karakterler üzerinden anlatmaktadır London.  Martin,  burjuva bir ailenin kızı olan........

© Edebiyat Burada