İnsan kaynakları yetmez, agent kaynakları da gerekecek
Ocak 2026’da McKinsey CEO’su Bob Sternfels, Las Vegas’taki CES sahnesinde şirketinin büyüklüğünü anlatırken yeni bir cümle kurdu: “60 bin kişiyiz. 40 bini insan, 20 bini agent.” Birkaç hafta sonra agent sayısı 25 bine çıktı.
Hedef, yıl sonuna kadar insan sayısıyla eşitlemek. J.P. Morgan 250 bin çalışanını yapay zeka araçlarına bağladı. Gartner, 2026 sonunda kurumsal uygulamaların @’ının görev odaklı yapay zeka agent’ları içereceğini öngörüyor. Bir yıl önce bu oran %5’in altındaydı.
Bu tablo bir soruyu zorunlu kılıyor: Bu kadar “dijital iş gücünü” kim yönetecek?
Önce kavramı netleştirelim. Yapay zeka agent’ı, belirli bir hedef doğrultusunda plan yapabilen, araç kullanabilen, görev yürütebilen ve belirli sınırlar içinde karar alabilen otonom yazılımdır. Chatbot değil. Makro değil. Hedef verilen, yetki çerçevesi çizilen, iş sonucu üreten dijital iş arkadaşıdır. Organizasyonlar artık sadece insanların çalıştığı yapılar olmayacak. İnsanlar, yazılımlar, robotlar ve agent’lar birlikte iş üretecek.
İnsan Kaynakları bölümünün görevi, insan sermayesini seçmek, geliştirmek, ölçmek ve etik sınırlar içinde yönetmektir. Aynı işi dijital iş gücü için yapacak fonksiyon ise henüz çoğu şirkette yok. Adı ne olursa olsun (Agent Kaynakları, AI Agent........
