menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanayide yapısal dönüşüm

11 0
13.04.2026

Cuma günü Şubat ayının sa­nayi üretim istatistikleri açıklandı. Yıllık olarak sanayi üretiminde yüzde 2,2 oranında artış var. Geçen yılın Şubat ayın­da 96,2 olan sanayi üretim en­deksi (SÜE) (2021=100) bu yılın Şubatında 98,3 olmuş. İmalat sa­nayi endeksi de 96,9’dan bir arpa boy yol kat ederek 99,2’ye yük­selmiş. Yıllık değişim çok dü­şük ama daha önemlisi endeks değerleri 100’ün altında. Sana­yimizin durakladığı yeni bir ha­ber değil. Önemli olan sanayide ne oluyor sorusunun yanıtı. Bu yanıt çok yönlü araştırmalar ge­rektiriyor. Bu araştırmaların bir yönü verimliliğin seyrini diğer yönü de sanayinin farklı alt ka­lemlerinde değişimleri içeriyor. Mevcut SÜE istatistikleri ile imalat sanayinin alt kalemlerin­de yaşanmakta olan dinamikle­ri mercek altına alarak bu ikinci yöne odaklanabiliriz.

Dayanaklı tüketim malı üretiminde sert düşüş

İlk olarak dayanıklı, dayanık­sız tüketim malları ile sermaye malları ayrımında geliş­meleri ele alalım. Daya­nıklı tüketim malı tak­vim etkisinden arındı­rılmış üretim endeksi 2025 Şubatında 100,5. Aralık ayında ine çıka 118’e kadar yükseliyor ancak sert bir düşüş­le bu yılın Şubat ayın­da 86,7’ye iniyor. Yüz­de 13,7 oranında üretim kaybı var. Sanayinin hareketlen­mesi için izlenmesi gereken yo­lu belirlemek için bu büyük kay­bın nedenlerini belirlemek gere­kiyor. Ne kadarı ihracat ne kadarı iç talep kaynaklı, buna bağlı ola­rak da üretim kaybının ne kadarı­nın TL’nin rekabet kaybından ne kadarının yüksek reel faiz ve ge­niş orta düzey kesimin gelirinde­ki duraklamadan kaynaklandığı­nı belirlemek gerekiyor.

Dayanıksız tüketim mallarında da kayıp söz konusu ama daha sı­nırlı: Endeks 95,6’dan 92,6’ya ge­riliyor. Oysa Ekim ayında 110’a kadar yükselmişti. Bu iki büyük kalemde azalış varsa imalat sa­nayinde az da olsa görülen ar­tış diğer iki kalemden, enerji ve sermaye mallarından geliyor de­mektir. Enerji hemen hemen du­raklamış. Buna karşılık sermaye malı üretiminde takvim etkisin­den arındırılmış endeks bir yılda 114’ten 129’a yükseliyor (yüzde 13 artış). Ancak bu üretimin ay­dan aya son derece oynak olma­sı dikkat çekici. Örneğin kasım­dan aralığa endeks 150’den 209’a yükseliyor, bunu Ocak ayında çok sert bir düşüş ardından ılımlı bir yükseliş takip ediyor.

Bu gelişmeler sanayi sektö­ründe geleceğin belirsiz olduğu­nu gösteriyor. Dayanıklı tüketim malları kesiminde toparlanma gecikir, sermaye mallarında artış ise yavaşlarsa sanayi üretiminde azalış ile yüz yüze gelebiliriz. Bu belirsizliği biraz aralamak için imalat sanayini oluşturan faali­yet kollarındaki gelişmelere ba­kılabilir.

Yükselen ve düşen faaliyet kolları

Faaliyet kollarında son bir yıl­da üretim değişimlerine ve bu de­ğişimlerin imalat sanayinde yüz­de 2,4’lük artışa yaptığı pozitif ya da negatif katkılara bakıldığında karşımıza önemli çapta bir yapı­sal değişim fotoğrafı çıkıyor. Dik­kate değer üretim değişimleri­ni ve katkı düzeylerini aşağıdaki tabloda bir araya getirdim. Tab­loda yer alamayan faaliyetler ya önemli bir değişim göstermeyen ya da önemli bir değişim göster­se de payı çok düşük olduğu için katkısı çok düşük kalan faaliyet­ler. Dikkat edilirse negatif ve po­zitif katkılar toplandığında zaten 2,5 çıkıyor.

Bu fotoğrafın verdiği ilk izle­nim saniyede düşük büyümenin faaliyet kollarında yaygın bir du­rum olmayıp asimetrik dinamik­lerin bir sonucu olduğudur. Bu bakımdan fotoğrafın bir karanlık bir de aydınlık yüzü var. Karan­lık yüzde “Giyim eşyaları” kesi­mi göze batarcasına öne çıkıyor: Yüzde 18,3 gibi büyük bir küçül­me söz konusu. İmalat sanayi bü­yümesini de 1 yüzde puan aşağıya çekmiş. Belli ki Türkiye bu sek­törde rekabet gücünü hızla kay­betmekte. Büyük olasılıkla bu ge­ri döndürülemeyecek bir süreç. Yapılacak en iyi şey katma değe­ri yüksek marka ürünlerde uz­manlaşmak. Fotoğrafın aydınlık yüzünde ise bana göre ön çıkan iki faaliyet var: 1) Yüzde 24,7 ora­nında büyüyen ve 0,5 yüzde pu­an katkı yapan “Bilgisayar, elekt­ronik ve optik ürünler”. 2) Yüzde 58,4 gibi olağanüstü bir hızla bü­yüyerek 1,6 yüzde puanlık kat­kı yapan “Diğer” adı altında top­lanan yat, gemi vb deniz ulaşım araçları. Umut verici bir gelişme.

Bu bilgiler çerçevesinde sana­yinde düşük büyümenin bir öl­çüde bu yapısal dönüşümün oluş­turduğu geçiş dönemine özgü ol­duğu dolayısıyla geçici olduğu düşüncesi de akla gelmiyor değil.


© Dünya