menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ebedi barış

12 0
23.04.2026

Bizim kuşak zor bir uluslararası iklim içe­risinde büyüdü diye düşü­nür, Soğuk Savaş içerisin­de sorunların ne kadar zor çözüldüğü konusunda id­dialarda bulunurdum. Bi­zim neslin görmediği ne kaldı ki? Sorusu ağzımda pelesenk olmuştu.

Bugünü yaşadıkça dü­şüncelerim tamamen değişti. Artık, bizim neslin şimdikilere göre daha şanslı olduğunu düşü­nüyorum. Soğuk Savaş dönemi bugüne göre daha öngörülebilir bir dönemdi. O dönem yaşadığı­mız olaylarda “barış” umudu çok daha fazlaydı. Barışın sürdürüle­bilir olduğu bir dönem yaşadık. Dünyanın hegemonik bir yapı­da olması sürdürülebilir barışın anahtarıydı.

Bugün çatışma riski yüksek bir ortam var. Ama daha önemli­si “barış” yaratmanın zor olduğu bir yapı mevcut. Barış kavramı giderek “çatışma”nın ana konu­su haline getiriliyor. Böyle olun­ca hafta sonu Immanuel Kant’ın “Ebedi Barış Üzerine Felsefi De­neme” adlı kitabını tekrar tek­rar karıştırmak şart oldu. İki asır önce yazılmış bir eserin bugüne ışık tutması felsefenin gücü olsa gerek.

Barış ahlaki bir değerdir

Kant’a göre barış, ahlaki bir zo­runluluk ve varoluşsal bir ihti­yaç. Neden ahlaki ve varoluşsal? Çünkü barış, nefret dilini kullan­mayı engelleyerek çatışmayı öte­leyen bir kavram, barış hakkını ve talebini savunmak ise varo­luşsal bir ihtiyaç.

Kant bir barışın anlaşmaya dö­nebilmesi için anlaşmanın için­de gizlenmiş bir savaş nedeni........

© Dünya