menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın faturası kim için yüksek? Batı, Çin ve Rusya etkisi

15 0
18.03.2026

Dünya son iki haftadır Orta Doğu gerilimiyle tedirgin. Petrol şoku­nun küresel dezenflasyon politikaları açısından etkisi, bir süredir ekonomi yönetimleri açısından en önemli unsur olarak görülüyor. Merkez bankalarının tek tek faiz kararlarında bekle-gör stra­tejisini tercih ettiği bir dönemdeyiz.

Şüphesiz şu sıralar her makroekono­mik öngörünün en önemli belirleyicisi petrol fiyatlarındaki belirsizlik. Petrol jeopolitiğini anlamak için birkaç değiş­keni aynı tabloda görmek gerekir. Bun­lar: ülkenin kanıtlanmış petrol rezer­vi, günlük tüketimi, stratejik rezervi ile tedarikçi ülkeleri. Bu unsurlar bir­likte okunduğunda enerji güvenliğinin kimin için fırsat, kimin için kırılganlık yarattığı çok daha net ortaya çıkıyor.

Kanıtlanmış petrol rezervi ve stratejik rezerv farkı

Küresel petrol rezervlerinin dağılı­mına bakıldığında, enerji gücünün de belirli ülkelerde yoğunlaştığı görülü­yor. Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi, yakla­şık 303 milyar varil ile Venezuela’dır. Onu 267 milyar varil ile Suudi Arabis­tan ve 208 milyar varil ile İran takip et­mekte.

ABD ise yaklaşık 84 milyar va­rillik rezerv ile ilk onda yer alsa da lis­tede daha geride. Ancak rezerv miktarı tek başına enerji güvenliğini belirle­miyor. Günlük tüketim, üretim ve it­halat bağımlılığı ile birlikte değerlen­dirildiğinde, tablo farklı bir boyut ka­zanıyor. Küresel petrol tüketimi son rakamlara göre günlük 105 milyon va­ril civarında. Günlük üretimi de yak­laşık bu düzeyde. Ülkelerin üretim ve tüketimleri arasındaki fark da enerji­de dışa bağımlı olan ülkeleri net ola­rak........

© Dünya