menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bağlantılı bağsızlık

27 0
previous day

İnsanların tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar birbi­ri ile bağlantılı oldu­ğu lakin belki de hiç­bir zaman bugünkü kadar bağsız ve yalnız hissetmediği tuhaf bir dünyada yaşıyoruz. Bağlantılarımız çoğa­lırken, bağlarımız za­yıflıyor; iletişim imkanlarımız artarken birbirimizle etkileşi­mimiz ise azalıyor. Dev bir kala­balığın ve gürültünün içerisinde derin bir yalnızlık ve sessizlikle boğuşuyoruz. Binlerce, hatta on binlerce bağlantımızın olduğu di­jital dünyamızdan çıkıp da üç beş kişilik aile sofralarımıza oturdu­ğumuzda hissettiğimiz o garip sessizlik, belki de içinde bulun­duğumuz sosyal evrenin en çarpı­cı çelişkisi. Herkese ulaşabilir ol­sak da giderek daha az insana ta­hammülümüz var. Dünyada olup biten her şeyden haberdarız lakin bildiğimizi düşündüğümüz şey­leri ve birbirimizi giderek daha az anlıyoruz. Ellerimizdeki tele­fonlarla kurabildiğimiz bağı, sev­diklerimizle, ailelerimizle, akra­balarımızla, yurttaşlarımız ya da dindaşlarımızla kuramıyoruz. En yakın dostumuz haline gelen ya­pay zekâ modelleri ile kurduğu­muz o örtüsüz samimiyeti canlı varlıklarla kuramıyor; sorunları­mızı onunla çözerek, onunla dert­leşiyor, tartışıyoruz. Zira birbiri­mize güvenemiyor, güven de ve­remiyoruz.

Üstelik bu güvensizlik ve yal­nızlık duygusu yalnızca bireyle­re mahsus değil. Toplumların ve devletlerin de içine düştüğü ye­ni bir ruh halinden söz ediyoruz. İnsan ilişkilerinde mesafe nasıl güvenin yerine geçtiyse, tedbir ve kuşku nasıl dayanışmanın ye­rini aldıysa, uluslararası ilişkiler sisteminde de keskin ittifakların yerini geçici ortaklıklar almış du­rumda. Anlaşmalara bağlılık ar­tık bir fantezi. Zira artık çıkar he­sapları, sadakat ve dayanışma fik­rinden daha güçlü. Müttefiklere güven ve atılan imzalara bağlılık eğilimi; hem “gerektiğinde yardı­ma gelineceğine duyulan şüphe” hem de “yapılan ittifak nedeniy­le istenmeyen çatışmalara sürük­lenme” riski nedeniyle aşınmaya devam ediyor.

Bir zamanlar birbirlerine ne kadar bağlı olduklarıyla övünen, birimize yapılan hepimize yapıl­mıştır diyen devletler, bugün bir­birlerine olan bağımlılıklarını azaltmanın peşindeler. Uluslara­rası ticaretin barışı getireceğine, ekonomik karşılıklı bağımlılık olursa çatışmaların önlenebile­ceğine inanılan bir dönemden, savaşların ticaret........

© Dünya