Savaş sahnesinde insan nerede?
Işıklar bir anda yanar. Sahne aydınlanır. Ve herkes aynı yere bakmaya başlar. Savaş tam olarak budur: Işıkların yön değiştirmesi. İran–ABD–İsrail hattındaki gerilim de böyle başladı. Bir sabah dünya başka bir manzaraya uyandı. Haritalar açıldı, uzmanlar konuştu, ekranlar kırmızı başlıklarla doldu. Fakat asıl değişen füze menzilleri değil, dikkatin yönüyüdü. Bir anda hepimiz aynı sahneye kilitlendik. Sorun şu ki sahne aydınlandığında arka taraf daha karanlık olur.
Bugün yaşananları askeri kapasite üzerinden okumak mümkün. Kim neyi vurdu, hangi eşik aşıldı, misilleme ne kadar sürecek… Ama bu çatışma yalnızca askeri değil. Politik, ekonomik, toplumsal ve zihinsel bir kırılma aynı anda yaşanıyor. Ve en önemlisi, oyunun tamamını kimse görmüyor. Belki bu yazı yayımlandığında ateşkes ilan edilmiş olacak. Belki gerilim daha da tırmanmış olacak. Ama değişmeyecek olan bir şey var: Sis.
Sahneye uzaktan bakıldığında üç ana aktör görülür: İran, İsrail ve ABD. Ama bu sahne üç kişilik değildi, çok katmanlıdır. İran için mesele yalnızca askeri karşılık değildir. Bu, doğrudan rejimin ayakta kalma meselesidir. Yıllardır yaptırımların, enflasyonun, para biriminin erimesinin ve genç nüfusun umutsuzluğunun içinde yönetilen bir ülkede dış saldırı, kısa vadede safları sıklaştırır.
Evet, “ulusal egemenlik” söylemi meydanlarda karşılık bulur. Ama aynı anda başka bir gerçek de vardır: İran toplumu bölünmüş bir toplumdur. Bir kesim dış müdahaleyi ülkeye yönelik tehdit olarak görürken, başka bir kesim yıllardır süren baskının ve ekonomik çöküşün hesabını sormak ister. “Şimdi birlik zamanı” diyenle “ne zamana kadar böyle?” diyen aynı şehirde yaşar. Devlet tek ses gibi görünür; toplum değildir.
İsrail açısından bu çatışma yalnızca anlık bir operasyon değildir; uzun süredir yürütülen güvenlik doktrininin devamıdır. İran’ın bölgesel nüfuzu, vekil güçler ağı ve olası nükleer kapasitesi, İsrail için varoluşsal bir denklemdir. Atılan adımlar taktik değil, stratejiktir. ABD açısından ise mesele bölgesel dengeyi kontrol altında tutmaktır. Körfez hattının istikrarı, enerji akışı ve müttefik güvenliği bir arada........
