menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklar, ekranlar ve şiddetin yeni biçimi

9 0
28.03.2026

Şiddet, gençler için bir “yol” değil, çoğu zaman başka bir yol bulamamanın sonucu. Kendini göstermek için bağırmak zorunda kalan, görünür olmak için sertleşen bir kuşakla karşı karşıyayız. Bu, içinde büyüdükleri dünyanın onlara sunduğu dar seçeneklerin bir yansıması.

Dünyanın birçok yerinde ay­nı tartışma dönüyor: çocuk­lar ve gençler için sosyal medya kısıtlanmalı mı, hatta yasaklan­malı mı? Bazı ülkeler bunu açık açık gündeme alıyor, bazıları yaş sınırı tartışıyor, bazıları ebeveyn kontrolünü artırmayı konuşuyor. Herkesin bir fikri var. Ama bu tar­tışmaların ortak bir noktası var: Ortada büyüyen bir sorun olduğu artık inkâr edilemiyor. Sorun yal­nızca ekran süresi değil. Sorun, o ekranların neyi ürettiği… Ve zaten var olan hangi kırılganlıkları bü­yüttüğü. Ve bu tartışmaları yeni­den alevlendiren somut örnekler­den biri, son haftalarda Londra’da yaşananlar oldu.

Londra’da ortaya çıkan tablo ilk günlerde kimsenin dikkatini çek­medi. Farklı okullardan öğrenci­ler arasında yaşanan birkaç kav­ga, sıradan okul çıkışı gerilimi gibi değerlendirildi. Ancak kısa sürede bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı anlaşıldı. Çünkü kavga eden gençler, birbirlerini tesadü­fen değil, sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla buluyordu.

TikTok ve Snapchat’te dolaşan videolarda öğrenciler kendileri­ni “kırmızı” ve “mavi” olarak iki gruba ayırmaya başladı. Bu renk­ler belirli okulları temsil etmiyor­du; daha çok bir taraf seçmeyi, bir kimlik almayı ve karşı tarafı hede­fe koymayı ifade ediyordu. Vide­olarda açık meydan okumalar yer alıyordu. “Şu saatte burada bulu­şalım”, “gelmeye cesaretin varsa gel” gibi çağrılar, kısa sürede geniş bir kitleye ulaşıyordu. Bu yüzden olay, okul bahçesinde çıkan bir tartışma olmaktan çıktı; önceden yönlendirilmiş, ekran üzerinden organize edilmiş bir gerilim ola­rak görülmeye başlandı.

Bu çağrılar sadece sözde kal­madı. Gençler gerçekten belir­lenen noktalara gitmeye başladı. Karşı tarafın gelmesi beklendi, ar­dından kavgalar çıktı. Bu kavga­ların önemli bir kısmı kaydedildi ve tekrar sosyal medyada paylaşıl­dı.

Her yeni video, yeni bir çağrıya, her çağrı yeni bir buluşmaya dö­nüştü. O yüzden mesele bir semt­te başlayan ve orada kalan bir kav­ga değildi; birbirini besleyen bir zincirdi. Bir yerde başlayan ger­ginlik, başka bir mahalleye, baş­ka bir okula, başka bir yaş grubu­na taşındı. Polis devreye girdi, ba­zı gençler gözaltına alındı, okullar velilere uyarı mesajları gönderdi. Öğrencilerin toplu halde bulun­ması engellenmeye çalışıldı. Ama tüm bu önlemlere rağmen süreç tamamen........

© Dünya