menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hizmet ihracatını bekleyen yeni vergi düzeni

51 0
22.08.2026

Bir Türk mühendislik şir­ketinin, İstanbul’da­ki ofisinden Nairobi’deki bir projeye tasarım hizmeti ver­diğini varsayalım. Kenya’da ne şubesi var ne çalışanı. Bu­günkü kurallara göre bu gelir yalnızca Türkiye’de vergile­nebiliyor. Birleşmiş Millet­ler’de Ağustos ayında masaya konan taslak metin yürürlüğe girerse Kenya, ödeme üzerinden brüt esasla stopaj yapabilecek.

Geçtiğimiz hafta New York’ta ta­mamlanan beşinci müzakere turu, BM Uluslararası Vergi İşbirliği Çer­çeve Sözleşmesi sürecinde yeni bir aşamayı başlattı. Önceki oturumlar­da ilkeler ve niyet metinleri üzerin­den yapılan tartışmalar bu kez dele­gelerce fiili antlaşma metni üzerin­den madde madde tartışmaya açıldı. Bir önceki yazımda ele aldığım üzere, masadaki üç belgeden biri, sınır ötesi hizmet gelirlerinin vergilendirilme­sine ilişkin protokol taslağı.

Fiziki varlık şartı esniyor

Taslağın çıkış noktası, bugünkü düzenin fiziki varlık üzerine kurulu olması. Bir şirket başka ülkede işye­ri açmadıkça o ülke onu vergilendi­remiyor. Metin bu bağı gevşetiyor ve hizmet bedelinin hangi ülkede doğ­duğunu basamaklı bir teste bağlıyor: önce hizmetin fiilen yapıldığı yere bakılıyor, bu belirlenemiyorsa hiz­meti kullanan müşterinin ülkesine, o da olmuyorsa ödemeyi yapanın ül­kesine iniliyor.

Otomatik dijital hiz­metlerde fiziki ifa ölçütü hiç kulla­nılmıyor. Sıra müşterinin ülkesiyle başlıyor, sonra ödemenin hangi ülke­deki son kullanıcılara bağlı olduğuna geçiyor. İlk iki basamak uygulanama­dığında ise hizmetin dayandığı kul­lanıcı verisinin hangi ülkeden üre­tildiğine bakılıyor. Bir........

© Dünya