Suriye’nin yeniden imarı
Suriye krizinin en ağır yükünü başından beri Türkiye’nin sırtladığını ifade etmek sanırım yanlış olmaz. Sınırlarımızın dibinde yaşanan iç savaş nedeniyle Suriye ile ticari ilişkilerimiz sekteye uğradığı gibi milyonlarca sığınmacının ülkemize akın etmesi de mali ve sosyo-kültürel açıdan büyük bedeller ödememize yol açtı.
Baas rejimi artık devrildiğine göre asgari emniyet, alt yapı ve temel ihtiyaç şartlarının karşılanmasını müteakip sığınmacıların huzur ve güvenle vatanlarına dönmelerine ilişkin umudumuz da artmış durumda. Bu beklenti karşılandığı takdirde: ürün ve hizmetlerimizin kalitesine, iş yapma kapasitemize, iş kültürümüze ve daha önemlisi dilimize yatkınlıklarını da beraberlerinde götürmeleri kimse için sürpriz olmaz. Şam’daki iktidar değişikliği öncesinde eski rejim muhaliflerinin kontrol ettikleri bölgelerin ticari olarak Türkiye ile entegre vaziyette oluşu ve Türk Lirasının buralardaki yaygın geçerliliği de avantajımızı arttırır.
Dolayısıyla Suriye’deki ekonomik potansiyelimizi 2011 yılı öncesindeki seviyenin üzerine çıkartma imkânı yakalayabiliriz. Bu durum, yalnızca ülkemizin iktisadi menfaatlerini değil, iki devlet arasındaki sosyo-ekonomik........
© Dünya
