Sıcak savaşın soğuk duşu 15 milyar dolarlık çıkış
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş üzerine baş gösteren ve ilk üç haftada 15 milyar dolara yaklaşan Türkiye’den sermaye kaçışının, savaşın uzaması ve risk algısının kalıcılaşmasına bağlı olarak hızlanması halinde bunun, Haziran 2023’ten beri parasal sıkılaştırma programı uygulayan ve Aralık 2024’ten bu yana faiz indiren ekonomi yönetimini proaktif hamlelerle hareket etme olasılığı belirdi.
Küresel ticaret, finans ve ekonomik ilişkilerde ortaya çıkan olağan dışı olumsuz tablo dolayısıyla yaşanabilecek riskler, enflasyonla mücadelede önemli yol alınan parasal sıkılaştırma programın uygulamasına karşıt güçlü bir faktör olarak ortaya çıktı.
Yeni koşulların yol açacağı risklere karşı alınacak önlemler ise ekonomik programın gidişatını doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, bu sürecin, kısa vadeli sıcak parayı tutmak için politika setinde koordineli bir yaklaşımı zorunlu kılabileceği ve faizden kur istikrarına, likidite yönetiminden makro ihtiyati tedbirlere kadar bir dizi yeni adımı beraberinde getirebileceği görüşünde. Savaşla birlikte ağırlaşan durum, Türkiye’nin uzun süredir dış kaynak ihtiyacını kalıcı doğrudan yabancı sermaye yerine sıcak para ile ikame etmesinin riskini de ortaya koydu.
İlk haftadaki sert çıkış
Yaklaşık bir aydır süren savaşın ilk üç haftasına denk gelen 27 Şubat–20 Mart dönemine ilişkin finansal göstergeler, Türkiye’de kısa vadeli sermaye hareketlerinde belirgin bir çıkışa işaret etti. Merkez Bankası verileri ve bankacılık sistemi göstergelerine dayanan analizlere göre, bu dönemde Türkiye’den 14,7 milyar dolar dolayında bir sıcak para çıkışı yaşandı.
Analizler, çıkışın büyük bölümünün carry trade pozisyonlarının çözülmesinden kaynaklandığını, ilk haftada yoğunlaşan hareketin ikinci ve üçüncü haftada ise yavaşladığını gösteriyor. Veriler, ilk haftadaki 11 milyar doların üstündeki sert hareketin büyük ölçüde carry trade pozisyonlarının çözülmesiyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle 13-20 Mart arasındaki haftada çıkış 2,8 milyar dolara düştü.
Yüksek faiz ortamında swap kanalıyla TL’ye erişen kısa vadeli yabancı fonların, risk algısındaki değişim ve getiri beklentilerindeki dönüşle birlikte pozisyonlarını kapattığı değerlendiriliyor. Geçmiş deneyimler, gelişmekte olan piyasalarda kısa vadeli sermaye akımlarının ne kadar hızlı yön değiştirebildiğini ve bu değişimlerin hem rezervler hem de döviz likiditesi üzerinde doğrudan ve belirgin etkiler oluşturabildiğini gösteriyor.
Hangi politika tedbirleri öneriliyor?
Sıcak paranın kaçmaması için gündeme gelebilecek önlemler de 8 başlıkta toplanıyor. Bunların başında........
