Büyümeye destek iç talepten geldi
Türkiye ekonomisi, bölgede jeopolitik gerilimin zirveye çıktığı ve fiilen sıcak savaşın yaşandığı yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında itidalli bir büyüme kaydetti.
Büyüme oranı yüzde 2,7’lik düşük piyasa beklentisinin de altında kaldı. TÜİK'in yılın ilk çeyreğine ait GSYH gerçekleşmelerini açıkladı. Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu.
GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 389 milyar 598 milyon olarak gerçekleşti. Birinci çeyrek ilk tahminine göre GSYH’nin zincirlenmiş hacim endeksi olarak, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 artması ile kesintisiz büyüme süreci 23 çeyreğe ulaştı. Milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1 trilyon 639 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
İlk çeyrek büyüme verileri ilk bakışta pozitif ancak zayıf bir tabloya işaret etti. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde büyüme trendini korurken, çeyreklik veriye göre ise durgunluğa oldukça yakın bir performans sergiledi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi bir önceki çeyreğe göre sadece yüzde 0,1 arttı. Bu da ekonominin neredeyse durgunluk sınırında ilerlediği anlamına geliyor. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,6 arttı.
“Kontrollü soğuma” işareti
Uygulanan yüksek faiz ve kredi sıkılaşmasının etkileri bu yıl ilk çeyrek itibarıyla GSYH verilerine daha güçlü yansımaya başladı. Tüketim hâlâ dirençli olduğu için ekonomi büyümeye devam ediyor; ancak sanayi ve ihracat tarafındaki zayıflık büyümenin giderek daha kırılgan hale geldiğini gösteriyor.
İlk çeyrekteki büyüme performansı, önceki dönemlerdeki yüzde 5-6’lık hızlı büyüme temposundan daha düşük, ancak ekonomiyi resesyona da sokmayan bir tempoda. Bu tabloya göre, kredi genişlemesi yavaşlıyor, tüketim ivme kaybediyor, sanayi baskılanıyor, ancak ekonomi tamamen küçülmüyor.
Bu........
