Otomotivde değişen ekosistemde anahtar: Teknoloji ve inovasyon
Teknolojik ilerlemenin, genel ekonomi açısından büyük ölçekli atılımlar ve kalıcı verimlilik artışları yaratması bekleniyor. Arz tarafındaki bu dönüşüm, rekabetin yoğunlaştığı yeni ekosistemde talep artışını da hızlandıracak.
İleri teknoloji odaklı sanayi politikalarını stratejik bir öncelik olarak benimseyen ülkeler; inovasyon yatırımlarıyla bu dönüşümü destekleyerek, uzun vadeli rekabet güçlerini artıran yüksek katma değerli sanayi yapılarını inşa edecek. Bu yaklaşım, teknolojik açıdan daha gelişmiş küresel ölçekte söz sahibi sektörlerin oluşmasına zemin hazırlıyor.
Yeni teknoloji geliştirmeye yönelik yoğun arz yönlü odaklanmanın sonuç verdiği bir döneme giriyoruz. Bu doğrultuda inovasyon ve teknolojik yatırımlarını istikrarlı biçimde hayata geçiren ülkeler, otomotiv ekosistem oluşumunda lider olacaklar.
Artan üretim maliyetleri dönüşümü zorluyor
Bataryalar, motorlar ve yarı iletkenler gibi ithal elektrikli araç bileşenlerine uygulanan gümrük vergileri, üreticilerin üretim maliyetlerini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Batarya ömrü ve yüksek yenileme maliyetleri konusundaki endişeler, pazar büyümesinin önündeki temel kısıtlayıcı faktörler olmaya devam ederken; sektör, aynı anda birçok zorlayıcı değişken arasında denge kurmaya çalışıyor.
Elektrikli araç kullanımının artması; teknolojik ilerlemeler ve emisyonları azaltmaya yönelik destekleyici kamu politikalarıyla pazarın orta vadede büyüme potansiyelini koruduğunu gösteriyor. Ancak elektrikli araç batarya pazarı, lityum ve kobalt gibi kritik hammaddelere uygulanan gümrük vergileri nedeniyle 2025 yılında daha yüksek maliyet baskısı altında kalacak. İthalata bağımlı otomotiv üreticileri ise bileşen maliyetlerinde %’e varan artışlarla başlayan bu yeni dönemde, fiyatlama ve kârlılık dengesini yeniden kurgulamak zorunda........
