Çok meşgulüz ama ne üretiyoruz?
Sabah toplantıyla başlıyor. Ardından yanıtlanmayı bekleyen e-postalar, mesajlar, raporlar, sunumlar, onaylar... Gün bitiyor, yapılacaklar listesinin yarısı hâlâ yerinde. Üstelik hayatımıza giren yapay zekâyla birlikte eskisinden daha hızlı yazıyor, analiz ediyor, özetliyor, sunum hazırlıyoruz. Buna rağmen birçok çalışan günün sonunda aynı duyguyu yaşıyor: Çok çalıştım ama asıl yapmam gereken işe ne kadar zaman ayırabildim? Belki de şirketlerin yeni verimlilik problemi burada başlıyor. Uzun yıllar daha fazla çalışmayı daha fazla üretmekle eşitledik.
Oysa 2026'nın iş dünyası verileri başka bir tablo çiziyor: İnsanlar giderek daha yoğun fakat bu yoğunluğun önemli bölümü değer yaratan işe dönüşmüyor. Korn Ferry'nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı 11 ülkeden 16 binden fazla çalışan ve yöneticiyi kapsayan Workforce 2026 araştırması bu çelişkiyi ortaya koyuyor. Çalışanların yüzde 62'si iş yükünün son iki yılda ciddi biçimde arttığını, yüzde 44'ü kapasitesinin üzerinde çalıştığını söylüyor. Daha düşündürücü olan ise çalışanların yüzde 45'inin, gerçekten büyümeye katkı sağlayacak işleri yapamayacak kadar meşgul olduğunu belirtmesi.
Yoğunluk performans değil
Aslında şirketlerde görünmez bir “meşguliyet ekonomisi” oluşuyor. Takvim doluluğu, gönderilen e-posta sayısı, toplantı trafiği, hazırlanan raporlar ve bitirilen görevler çalışanı sürekli hareket halinde tutuyor. Fakat hareket ile ilerleme aynı şey değil. Korn Ferry'nin araştırmasındaki bir başka sonuç bu nedenle önemli.
Yapay zekânın verimliliklerini artırdığını söyleyen........
