Lise mezunları, üniversite mezunlarına göre daha çabuk iş buluyorsa…
Sanayi sektöründe çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3.5 azaldı…
Yani, 174 bin kişi “üreten istihdam”dan çıktı…
Tarımdaki oran daha sıkıntılı…
Bu tablo bize ne anlatıyor?
Başka bir sıkıntıyı da İŞKUR verileri anlattı:
İŞKUR aracılığıyla, 2025 yılında, 1 milyon 480 bin kişiye istihdam sağlandı…
2025 yıl sonu itibarıyla İŞKUR’a kayıtlı iş arayanların sayısı 2.4 milyona yaklaştı…
En fazla işe yerleştirilen meslek olarak “silahsız özel güvenlik görevlileri” 77 bin kişi ile ilk sırada yer aldı…
53 bin reyon görevlisi, 41 bin güvenlik görevlisi, 38 bin garson, 37 bin market elemanı, 27 bin satış elemanı, 24 bin çağrı merkezi temsilcisi olarak sıralandı…
İşe yerleştirilenlerinin 75 bininin turizm ve otelcilik elemanı, 33 bininin konfeksiyon işçisi olması mı?
Mal ve hizmet üretiminde rol almak isteyenlerin azınlıkta kaldığını anlattı…
İŞKUR’a gelen 2.5 milyon civarındaki “açık iş bildirimi”nin kapatılamaması da, çalışma tercihlerin kamu veya hizmet sektöründe yoğunlaştığının kanıtı…
Sanayiden tarıma, turizmden inşaata mal/hizmet üretiminde ve dolayısıyla makro (yüksek enflasyon/faiz/kur/işsizlik/açıklar) verileri düzeltmek için ihtiyaç duyduğumuz ana sektörler “vasıflı çalışan” açığı yaşarken; Sanayi/tarımda mevcut çalışanların ve işsizlerin çoğunluğu, kamuda veya daha hafif işlerde çalışma arayışında…
İŞKUR tarafından işe yerleştirilebilen, yaklaşık 1.5 milyon kişiden:
655 bininin lise, 500 bininin ilköğretim mezunu oluşu;
Yani, yaklaşık 1.2 milyonunun “üniversite mezunu olmaması” da, bize çok şey anlatıyor…
Ekonomimizin geleceği ile ilgili ipuçları verip, yapısal reformları önceliklendirme zorunluluğumuzu hatırlatıyor…
20-29 yaş arası iş arayan 900 bin kişinin:
İŞKUR formlarında sekreterlik, büro memurluğu, kasiyerlik, ön muhasebeci, reyon görevlisi, silahsız özel güvenlik görevlisi gibi alanları, ilk sırada tercih etmesi ise, ekonomimizin geleceği hakkında fikir veriyor…
