menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni dönemin kralı nakit akışı

68 0
18.09.2026

Şirketler yıllarca ciroyu konuştu, ardın­dan büyümeyi. Sonra kârlılığı daha faz­la konuşmaya başladık. Şimdiyse bana göre çok daha kritik bir döneme giriyoruz, o da na­kit akış dönemi. Nakdi sağlam olanın sağlam durabileceği, yüksek borçlu ve özkaynağı za­yıf işletmelerin ise en çok zorlandıkları döne­min tam da ortasındayız. Yani bugünün kralı nakit. Bu kral çıplak mı değil mi, onu işletme sahipleri kendilerine sormalı.

Hep söylerim, bir şirketi ayakta tutan şey yalnızca ne kadar sattığı veya bilançosunda ne kadar kâr yazdığı değil; günü geldiğinde maa­şını, vergisini, tedarikçisini, kredisini ve diğer yükümlülüklerini ödeyebilecek nakde sahip ol­masıdır. İş yaşantıma başladığım günden beri dikkatimi çeken husus, şirketlerimizin çok ko­lay kredi kullanabilmesi oldu. Tabi dönem dö­nem bu durum değişti, ancak genellikle özser­maye ikinci planda kaldı. Ucuz kaynaklı kredi­ler ile büyümek firmalar için zor olmamıştı.

Bugün Türkiye’de politika faizi yüzde 37 se­viyesinde. Krediler hem pahalı, hem de ulaş­ması hayli güç. 1990’ların başında, henüz kre­diler böylesine bollaşmamışken ve firmalar sermayeleri kadar büyüyebilirlerken sıkça; kâr var, nakit yok, kasayı yönetemeyen şirke­ti yönetemez, kâr yetmez, nakit lazım, bilanço kâr yazar, kasa gerçeği söyler cümlelerini du­yardık. Ne oldu da büyümeye bağlı borçlanma nakit akışının önemini ikinci plana attı.

Büyümek mi, ayakta kalmak mı?

Bugün hem........

© Dünya