Savaşın gölgesinde 8 Mart
Dünya yine savaş konuşuyor. Ortadoğu’da yükselen gerilimler, büyük güçler arasındaki stratejik rekabet, enerji hatları üzerindeki mücadeleler ve giderek sertleşen küresel bloklaşma. Bugün dünya ekonomisinin gündeminde petrol fiyatları, tedarik zincirleri, silahlanma harcamaları ve jeopolitik riskler var. Ama bu savaşların ortasında çoğu zaman unutulan bir gerçek var ki, o da savaşların en ağır bedelini her zaman kadınlar ödediğidir.
Tam da bu nedenle, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü konuşurken yalnızca eşitlikten, ücret farklarından veya iş hayatındaki fırsatlardan bahsetmek yeterli olmuyor. Bugün 8 Mart aynı zamanda şu soruyu sormamız gereken bir gün, “bu dünyayı neden hâlâ savaşlar yönetiyor?” Bugün aslında yalnızca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili bir yazı kaleme almayı düşünüyordum, ancak 1 hafta önce başlayan savaşı da düşündüğümde bu iki konuyu bağdaştırmak istedim.
Savaşın gölgesinde kalan kadınların da yaşamları boyunca emekçi olan kadınların bir başka yüzünü yansıttığını düşündüm, böyle bir yazıyı kaleme aldım. Tarih bize çok açık bir şey gösteriyor. Savalar çoğu zaman güç, egemenlik ve kontrol mücadelelerinden doğar. Devletler sınırlar için savaşır, kaynaklar için, enerji hatları için veya stratejik üstünlük için savaşır.
Ama savaşın yıkımı yalnızca cephede yaşanmaz, savaşın gerçek bedeli şehirlerde, evlerde ve toplumların dokusunda ortaya çıkar. Ve bu bedelin en büyük kısmını çoğu zaman kadınlar, çocuklar ve sivil toplum öder. Dünyanın birçok yerinde savaşın ilk mağdurları ne yazık ki yine........
