Gizli fatura
Reuters haberine göre Yapay Zekâ için yalnızca Kuzey Amerika’daki veri merkezleri, 2025’te yaklaşık 1 trilyon litre su kullandı. Bu miktar kabaca New York kentinin yıllık su talebine denk. Üstelik sorun sadece toplam tüketim de değil.
Şirketlerin yayımladığı sürdürülebilirlik raporları çoğu zaman eksik, parçalı ve saha bazında yetersiz. Google sahip olduğu ve kiraladığı sahaları bildiriyor ama üçüncü taraf işletilenleri kapsam dışı bırakabiliyor. Amazon ve Microsoft ise toplam su kullanımını açıklasa da bunu saha düzeyinde ayrıştırmıyor. Bu yüzden “yeşil teknoloji” cümlesi bazen gerçek bir iyileşmeyi değil, iyi paketlenmiş bir belirsizliği tarif ediyor. Yapay zekâ çağının en rahatsız edici tarafı tam burada başlıyor. Sektör kendisini hep sonuçları üzerinden anlatıyor: daha hızlı arama, daha verimli üretim, daha akıllı yazılım, daha düşük maliyet, daha güçlü rekabet.
Madalyonun öteki yüzünde enerji rejimi var
Oysa yapay zekâ, su istiyor, elektrik istiyor, arazi istiyor, soğutma istiyor, iletim hattı istiyor. Ve bütün bu altyapı büyürken kamuoyuna anlatılan hikâye hâlâ neredeyse bütünüyle soyut bir ilerleme hikâyesi. Teknoloji şirketleri geleceği satıyor; ama o geleceğin belediye suyu, yerel şebeke ve bölgesel kaynak baskısı gibi son derece dünyevi maliyetleri çoğu zaman dipte........
