Anti Siyonist Bir Kongre’den Yansımalar -1-
Geçen Cumartesi, “Anti Siyonist Kongre” vesilesiyle Diyarbakır’daydım. İlki geçen yıl İstanbul’da yapılan kongrenin 3. Buluşması Doğu ve Güneydoğu adına Diyarbakır’daydı. Deliller (Kervansaray) Hanı’nda yapılan kongre düzenleyicileri, mekân ve ikram adına mütevazı idi.
Birkaç duyarlı ve endişeli insanın öncülük ettiği kongrenin ilan, duyuru, etki ve etkileşim gibi konularda ciddi anlamda eksik kalsa da katılımcıların içinde bir milletvekili (HÜDA PAR’dan Faruk Dinç), bir rektör (Prof. Dr. İbrahim Özçoşar), yazar, aktivist, akademisyen, âlim, STK temsilcileri ve öğrencilerin olması kongreyi güçlü kılmaktaydı.
Kongre’nin 1897’deki Siyonist kongreye alternatif olarak düşünülmesi “Düşmanın bize cephe açtığı bağlamda karşıt bir cephe oluşturma fikri ve adımı” adına önemliydi.
Cumartesi ve Pazar devam eden kongrenin sadece Cumartesi günü akışını izleyebildim. Dört oturumun her birinde 20 konuşmacı vardı. Konuşmaların 7 dakikayla sınırlandırıldığı kongrede teklifler bağlamında meramı ifade etmek elbette zordu. Ben de orada 7 dakikalık bir sunum yaptım. Bugünkü yazım da o sunumun bir yansıması olacaktır.
Anti Siyonist çalışmalar, önü alınamayan Siyonist vahşeti anlama, tanımlama, deşifre etme, alternatifler oluşturma, tedbirler alma ve harekete geçme adına önemlidir, gereklidir, kaçınılmazdır ve ertelenmemelidir.
Siyonizm, insanlığa bela,........
