menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hoş geldin Ramazan!

19 0
18.02.2026

Hoş geldin Ramazan. Her yıl geldiğinde sevinçle karşılıyoruz; sokaklar ışıklarla, sofralar hazırlıklarla doluyor. Fakat içimde büyüyen bir sızı var: Kaybettiğimiz ruh. Oruç, aç kalmaktan ibaret sanılıyor; hâlbuki o, nefsin dizginlenmesi, kalbin incelmesi ve adaletin hatırlanmasıydı. Bugün Ramazan çoğu yerde bir tüketim mevsimine döndü. Marketlere akın ediyor, rafları boşaltıyor, israfı ibadet sanıyoruz. Oysa açlığın dersi, paylaşmak ve azaltmaktı.

İftar sofraları eskiden bir dua halkasıydı; şimdi gösteriş masalarına dönüştü. Ümmet açlıkla sınanırken, fotoğrafı çekilen tabaklar hazırlanıyor. Oruç tutmadığı hâlde iftar verenler var; mecburen Müslüman gibi görünmek zorunda kalanlar da… Bu ikiyüzlülük kimseyi iyileştirmiyor. Ramazan, samimiyeti büyütmesi gerekirken, vitrinleri büyütüyor. Teravih tartışmalarıyla meşgul oluyoruz; kimin kaç rekât kıldığı konuşuluyor, kalplerin kaç kez dirildiği değil.

Kur’an bu ayda indi; ama biz onu anlamadan hatim etmeyi yeterli sayıyoruz. Okuyoruz, fakat hayatımıza dokunmasına izin vermiyoruz. Gençler için Ramazan çoğu zaman bir takvim notu. Dillerinde şikâyet, zihinlerinde kopukluk var. Onları suçlamak kolay; asıl soru, biz neyi örnek gösterdik? Evlerimizde merhameti, sabrı, adaleti ne kadar görünür kıldık?

Şirketler bu ay Müslüman oluyor; kampanyalar, indirimler, Ramazan paketleri… Televizyonlar her gece iftar programları yapıyor; İslam’ı hiç hazmedemeyen ekranlar bir ay boyunca dindar kesiliyor. Söylem çok, dönüşüm az. Oruç,........

© Doğruhaber