Ülkenin Kara Delikleri
İnsanoğlu, iki asırdır uzaydaki kara deliklerin varlığını tartışıyor ve gelinen noktada artık ispatlanmış hayli bilgi olduğu söyleniyor. Bunlar özetle, yıldızların ölümüyle oluşuyorlar, olay ufku denilen bir sınırları var, o sınırı aşan gökcisimlerini hatta ışığı bile parça parça edip yutuyorlar ve bulunduğumuz galakside on milyon ile bir milyar arasında kara delik bulunduğu tahmin ediliyor. Güneşi de yutabilirler mi? yakınında dolaşırsa tabi ki yutabilir. Artık o, yerin ve göklerin sahibinin takdirine kalmış.
Matematik dersinde sıfırla çarpılan veya sıfırla bölünen sayı ne kadar büyük olursa bir anda sıfıra dönüştüğü için ona “yutan eleman” dendiği gibi kara delik tabiri de yutucu vasfıyla günlük hayatta da kullanılır hale geldi. Mesela internet, kendisine yaklaşan insan türünü içine çektiği için bir çeşit kara delik gibi yorumlanıyor.
Özellikle ekonomi, bu kavramı çok sevdiği için o alanda yoğun kullanılıyor. Mesela vergilendirilemeyen kayıt dışı ekonomi, yasadışı elde edilen kara para, verimsiz kamu harcamaları, dış ticaret açığı, yüksek borçluluk ve faiz yükü, kaynağı belirsiz para çıkışları gibi konuların hepsi kara delik başlığı ile ifade ediliyor.
Kanser hücrelerinin de insan vücudunda bir çeşit kara delikler olduğu söylenebilir. Tabi bugün, hareketsiz yaşam, bilinçsiz beslenme, stres gibi birçok risk faktörü de buna dahil edilebilir.
Aslında kara delik tabiri en çok insanın ruh alemine uygun.
Çünkü Hz. Ali'nin(ra): "Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük kâinat sende gizlidir" sözü uzayda ne varsa, insanda da onun bir izdüşümünü aramak gerektiğine işaret eder.
Bu hususta da yine en güzel tespitler Bediüzzamanda diyebiliriz:
“.. Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir........
