Tarihi Komisyondan Notlar…
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 21. son toplantısını Çarşamba günü yaptı. 60 sayfalık rapor 7 ana başlıktan oluşuyor. Onlarca gazetecinin takip ettiği komisyonun bu oturumu tarihi bir öneme sahipti.
Zira 47 yıl boyunca bu kadim coğrafyamızda kan döken bir örgüt olan Pkk’nın feshi noktasında kritik bir eşik aşılıyordu. Nitekim Komisyonda bulunan partilerin nihai rapora dair değerlendirmelerinden sonra 50 üyeli komisyonda 47 oyla kabul edilmesi büyük bir eşiğin aşılması anlamına geliyor.
Daha önce örgüt sembolik olarak birkaç silah yakarak adım atsa da gelinen aşama itibariyle örgütten beklenen; tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye ettiğini fiziki anlamda göstermesi gerekiyor ki bundan sonraki aşama bunun teyidini gerektiriyor. Bununla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulacak.
Nitekim İmralı heyetinin açıkladığı Öcalan’ın mesajında da “Silah ve şiddet terk edilmiştir.” beyanı komisyonun nihai toplantısıyla eşgüdümle yürüyor. Ancak Öcalan’ın, cümle devamında “Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz. Toplumumuzun ekmek ve su kadar buna ihtiyacı var.” önermesinin yeni maceralara mı heveslendiği, merak konusu..
Zira Pkk’nın en son DEM olan siyasi ayağının yıllardır siyaset sahnesinde oldukları halde “Kürt halkına ne verdiler. Bu memlekete ne gibi bir katkı sağladılar ki bundan sonra “Müthiş bir demokratik siyaset yürütebilsinler?” sorularını akıllara getiriyor.
Raporda Örgüt mensuplarının müstakil ve geçici kanun ile birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek bir düzenleme yapılacağı, ancak bu yasal düzenlemelerin, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmaması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Silahları bırakacak örgüt mensuplarının toplumsal düzene adaptasyonu ve toplumsal bütünleşmenin gerçekleşebilmesi için gerek ekonomik gerekse de sosyal adımların atılması tavsiye ediliyor.
Raporda hasta ve yaşlı tutuklu ile hükümlüler için de infaz ertelemesinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Raporda ayrıca AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
“Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri” kanununun yeniden düzenlenmesi, şiddet içermeyen hiçbir fiilin terör suçu olarak nitelendirilmemesi, basın ve yayınla ilgili kanunların yeniden gözden geçirilmesi gibi hak ve özgürlükler konusunda birçok öneri de raporda yer aldı.
Raporda dikkat çeken kısımları özetle ifade etmeye çalıştım. Komisyonda söz alan parti sözcülerinin değerlendirmelerine gelince..
DEM PARTİ HÂLA PKK’YI AKLAMA DERDİNDE
DEM parti adına konuşan Cengiz Çiçek, sürece destek verdiklerini ancak ortak raporda geçen “Terörsüz Türkiye Süreci”, Terör Örgütü”, “Terör belası” kavramlarını ve Kürt meselesinin “terör” kavramıyla anılamayacağını ifade etti.
DEM’li........
