menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BINXET

15 0
30.07.2026

Günümüzde kitap okumanın yerini adeta tweet okumak aldı. Hatta öyle ki, birkaç yüz karakteri aşan paylaşımlar bile çoğu zaman okunmadan geçiliyor. Böyle bir çağda, bulunduğum ortamlarda kitap okumaya teşvik etmek amacıyla sık sık kitap tavsiyelerinde bulunur, çevremdeki insanları okumaya özendirmeye çalışırım.

Ancak Batman'da bulunduğum süre boyunca bu kez farklı bir durumla karşılaştım. İlk defa kitap tavsiye eden taraf ben değil, çevremdeki insanlardı. Neredeyse gittiğim her arkadaş ve akraba ziyaretinde masaların üzerinde ya da kütüphanelerde aynı kitabı görüyordum: BINXET.

Kitabı okuyan herkes büyük bir heyecanla eserden söz ediyor, birbirine tavsiye ediyor ve mutlaka okunması gerektiğini söylüyordu. Merakıma yenik düştüm ve vakit kaybetmeden kitabı satın aldım. Tatilde olduğum için okumayı İstanbul'a döndükten sonraya bıraktım.

İstanbul'a dönüşümün üzerinden yaklaşık bir hafta geçmişti. Ancak elimde sırayla okumayı planladığım uzun bir liste bulunduğundan, BINXET'e bir türlü başlayamamıştım.

Geçtiğimiz cumartesi günü arkadaşlarımla sohbet ederken içlerinden biri bana, "BINXET'i okudun mu?" diye sordu. Kitabı satın aldığımı ancak henüz okumaya fırsat bulamadığımı söyledim. O an, nedense kitabı daha fazla ertelememem gerektiğine dair güçlü bir his oluştu içimde.

Akşam eve döner dönmez yaptığım ilk iş kitabı elime almak oldu.

Doğrusunu söylemek gerekirse, kitabın hacmini görünce ilk anda biraz tereddüt ettim. Fakat daha ilk sayfalardan itibaren anlatının akıcılığı beni içine çekti. Bölümler ilerledikçe merak duygusu giderek arttı ve kitabı ara vermeden okumak istediğimi fark ettim.

Daha ilk bakışta eserin arkasında........

© Doğruhaber